Y kuşağı, iş hayatına ilk atıldığı andan beri bolca eleştirildi. Şimdilerdeyse yeni bir işyeri trendinin sorumlusu olarak tartışılıyor: ‘Sessiz tatil.’

‘Sessiz istifa’yı unutun. Harris anketine göre, Y kuşağının her 10 çalışanından dördü, yöneticisine haber vermeden işten izin aldığını söylüyor.
Y kuşağının bu uygulamaya katılma ve patronlarının haberi olmadan tam tatil yapma olasılıkları genel nüfusa kıyasla yüzde 28’den çok daha yüksek. Bu arada, Z ve X kuşağının yalnızca yüzde 24’ü ve ‘baby boomers’ yani X kuşağının yalnızca yüzde 18’i bunu kabul ediyor.
Peki ‘sessiz tatil’ ne demek?
Söz konusu bu yeni kavram olduğunda, çeşitli stratejilerden bahsetmek mümkün. Aslında bu, çalışma saatleri sırasında oturumunuz açıkken gerçekten bir seyahate çıkmanız anlamına gelse de evde başka aktiviteler yaparken çevrimiçi görünmek için mouse’unuzu ara sıra hareket ettirmek anlamına da gelebilir.

Harris anketinin baş strateji sorumlusu Libby Rodney, CNBC’ye “Çok büyük bir geçici çözüm kültürü var” dedi: “Uygun iş-yaşam dengesini nasıl sağlayacaklarını bulacaklar ancak perde arkasında bunlar oluyor. Bu, tam olarak sessizce işten ayrılmak anlamına gelmiyor, daha çok sessiz bir tatile benziyor.”
Peki acaba sessiz tatillerin sebebi ne?
Sessiz tatiller, kısmen işçilere ayrılan ücretli izinlerin alınmasıyla ilgili olumsuz damgalanma nedeniyle gerçekleşiyor olabilir. Bu genel bir sorun. Ankette, Amerikalı işçilerin yüzde 76’sı şu ifadeye katılıyordu: “Keşke işyeri kültürüm, düzenli molalar vermenin ve ücretli izinleri kullanmanın değerine daha fazla vurgu yapsaydı.”
1.170 çalışan ABD’li yetişkinin katıldığı ankete göre, pek çok kişi tembellik yapıyormuş gibi görünmek istemiyor ve bu nedenle izin veya mola talebinde bulunmaktan kaçınıyor.

Big Interview’ın başkanı ve baş antrenörü Pamela Skillings, Newsweek’e şunları söyledi: “Bunun, uzaktan ve hibrit çalışmanın uzun süre masanızda kalmaktan kurtulmayı kolaylaştırdığı gerçeğiyle birlikte, insanların zamanları ve iş-yaşam dengesi üzerinde daha fazla sahiplik istediklerinin bir işareti olduğunu düşünüyorum. Y kuşağı özellikle son yıllarda iş piyasasında çılgın bir iniş çıkış yaşadı. Muhtemelen kontrolü ele almanın ve tükenmişlikten kaçınmanın yollarını arıyorlar.”
Şirketler sessiz tatil eğiliminin ortaya çıkmasından dolayı öfkeli olsa da, bu durum şirketlerin süreçte üretkenliği artırırken uygun molalar ve izinler almayı teşvik etme yönündeki daha derin bir ihtiyacın yansıması olabilir.

Anket ayrıca, çalışanların yüzde 66’sının daha fazla izinle daha üretken olacaklarına inandığını ve yüzde 48’inin daha yüksek maaş yerine daha fazla ücretli izine değer verdiğini ortaya koydu.
Skillings, sessiz tatil yapanlar için yadsınamaz risklerin bulunduğunu söyledi: “Bunu yapmak yakalanmanıza, kovulmanıza ya da yöneticinizin baskıyla her hareketinizi izlemeye başlamasına neden olabilir. Yeterli ücretli izin süreniz olmadığı için ‘sakin bir tatile’ ihtiyacınız varsa, buna göre plan yaptığınızdan emin olun. İdeal olarak, size güvenen ve yeterli boş zamanı destekleyen bir yöneticinin yanında yeni bir iş bulun.”