Volkan Öngel: Diploma ve üniversite artışı, niteliksel istihdam üretmeye yetmemektedir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Diplomaların niceliksel artışı ile piyasada talep edilen nitelikli beceriler arasında­ki uçurum her geçen gün derinleşmektedir. Orta­lama ilk iş bulma süresi lisans mezunlarında 14 ayın, ön lisans mezunlarında ise 15 ayın üzerin­de seyretmektedir.

İktisat literatüründe sürtün­meli işsizlik ve iş arama maliyeti olarak tanımla­nan bu uzun bekleme süreleri, genç nüfusun üre­time katılımını geciktirerek makro düzeyde ciddi bir beşeri sermaye kaybına ve atıl kapasiteye yol açmaktadır.

Daha da düşündürücü olan husus ise alan uyumsuzluğu (skills mismatch) problemidir. 2025 TÜİK verilerine göre lisans mezunlarının sadece %56,7’si eğitim aldığı alanla uyumlu bir iş­te çalışmaktadır. Sağlık ve hukuk gibi alanlarda bu uyum %80 seviyelerine yaklaşırken, sosyal bilim­ler, gazetecilik ve enformasyon alanında %20,6 gi­bi oldukça düşük bir seviyeye gerilemektedir.

Bu durum, Türkiye’deki üniversite kontenjan plan­lamasının piyasa gerçeklerinden kopuk olduğunu, ciddi bir “aşırı eğitim” (over-education) olgusunu göstermektedir.

Sonuç olarak, pandemi sonrası dönem Türkiye ekonomisine ve eğitim politikalarına ertelemeye­ceği bir mesaj vermektedir: Niceliksel diploma ve üniversite sayısı artışı, niteliksel ve sürdürülebilir istihdam üretmeye yetmemektedir.

Enflasyonist baskıların, küresel rekabetin ve yapay zekâ dönü­şümünün arttığı mevcut konjonktürde, beşeri ser­maye verimliliğini artıramayan ve eğitim-istih­dam uyumunu sağlayamayan bir ekonominin orta ve uzun vadede nitelikli büyüme patikasına gir­mesi mümkün değildir.

Volkan Öngel’in yazısı