İyi Parti Milletvekili Halil Oral’ın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası Cumhurbaşkanlığı adaylığına dair sözleri tartışma yarattı. Kılıçdaroğlu’nun Alevi kökeninin, “toplumun yüzde 70’ini oluşturan muhafazakar, Sünni Müslümanlar için endişe ve çekince yaratacağına” işaret etmişti Oral. Akabinde, Meral Akşener’in (düzen siyaseti açısından örnek gösterilebilecek) özür çıkışı ve Oral’ın parti disiplin kuruluna sevk edilmesi geldi. Oral da ‘yanlış anlaşıldığını’ söyleyip özür diledi ve Kılıçdaroğlu’na özür ziyaretinde bulundu. Birbirini takip eden bu ‘özür’ler, ülke gerçeğini bilmeyenler ya da bilmezlikten gelenler için ‘tamam, mesele bitmiş, tatlıya bağlanmıştır’ algısı yaratabilir belki ama öyle midir gerçekten? “Aleviler bizim kardeşimizdir” şeklindeki bilindik ‘hoşgörü’ mesajları da dahil, bu ‘özürler’ de çok daha derin ve kapsamlı bir meselenin ötelenmesinden öteye geçmiyor aslında.