Akhisar belediyesi tarafından düzenlenen deprem panelinde, konuşmacılar bölgede 22 Ocak’tan itibaren 10’dan fazla 5 büyüklüğünde depremin meydana geldiğini ve yaşanan deprem fırtınasının çok daha büyük depremin önüne geçebileceği görüşünü savundu.

Belediye, Herkes İçin Acil Sağlık Derneği (HİASD) ve Mimarlar Odası Akhisar Temsilciliği tarafından ‘Akhisar’ın Depremselliği’ konulu panel düzenlendi. Panelde Akhisar ve çevresinin jeolojisi ve depremselliği, kriz ve afet yönetimi, yapı güvenliği ve yapı stoklama konuları ele alındı.
İzmir Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Alim Murathan’ın moderatörlüğünde yapılan panele Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Dr. Ülkümen Rodoplu ve Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Özçelik konuşmacı olarak katıldı.
Prof. Dr. Sözbilir, son günlerde Akhisar’da yaşanan depremler hakkında bilgi verdi. Sözbilir, şöyle konuştu: “22 Ocak’ta başladı bu depremler ve depremlerin olduğu yer üç tane fayın kesim noktasına karşılık geliyor. Onun için bu bölgedeki faylar kendi içlerinde çok sayıda fay parçasına sahip ve bunların kırılması belli bir süre içerisinde devam ettiğinden dolayı deprem fırtınası yaratıyor. 5.2 büyüklüğünde deprem oldu, arkasından çok sayıda artçı yaşandı. Tabii ki bu şekilde belki 4.9 büyüklüğünde depremleri de göz önüne aldığımızda 5’in üzerinde 10’dan fazla deprem fırtınası oldu. Bunların olması bizim için artı olabilir, yani çok fazla deprem fırtınası olduğunda çok büyük bir depremin önüne geçebilir. Küçük ölçekli depremler yani 5.4 ve 5.2 gibi bunlar insanlara can ve mal kaybı yaratan depremler değil. Bizim bu bölgede 6 büyüklüğüne varmadığı sürece can ve mal kayıpları yaşanmaz. Tabii ki şöyle bir durum var, Gelenbe, Soma-Kırkağaç ve Akhisar fayları 6’nın üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip faylar. Ancak şu anda nedense hiçbir fayın tam olarak üzerinde deprem olmuyor. Onların kesim noktalarında ve fay parçaları üzerinde gerçekleşiyor. Bu bölgedeki stresin o gerilimin boşalması anlamında bizim için pozitif bir sonuç doğurabilir.”

Halkı bilgilendirmek, neler yapılması konusunda önerilerde bulunmak istediklerini kaydeden Sözbilir, şöyle devam etti: “Özellikle depreme hazırlık anlamında biz bu bölgeyi doğru bir şekilde tanımlamalıyız. Sıvılaşma riski taşıyan yerlerde yoğun nüfusun barındığı okul, hastane gibi yerler sakıncalı yerlerde mi duruyor bunları ortaya çıkarmamız gerekiyor. Bir de bu fayları çalışmamız lazım, yani sizin sağınızda solunuzda faylar var ama fayları tanımıyorsunuz. Bugün doğa içinde tanımadığınız bir yapı ile yaşama hakkına sahip değilsiniz. Bölgeyi ve fayları tanıdığımız şekilde yerleştiğimiz zaman ne binamız yıkılır ne de zarar görürüz.”
Deprem öncesi ve sonrası neler yapılması gerektiği konusuna değinen Dr. Rodoplu da alınacak tedbirler hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Özçelik ise yapı stoğundan bahsederek deprem kayıp modellerinin temel hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Akhisar belediye başkanı: İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile iletişimdeyiz, odalarla birlikte çalışıyoruz
Akhisar Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise “Deprem olsun, sonrasına bakalım” şeklindeki söylemlerin aşılması gerektiğini belirterek depremin bugüne kadar önemsenmediğini ifade etti.
Dutlulu şunları söyledi: “Bizlerin öncelikle Akhisar’da yapı stoğumuzu oluşturmamız lazım. Bu konu hakkında çalışıp halkımıza en azından bir ön bilgi olarak da sunum yapmamız lazım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin binalarla ilgili yapısal bir projesi hayata geçti. Bu çalışma kapsamında binalar incelenecek, hasarlı binalar tespit edilecek ve maliyeti de oldukça düşük. Başarılı olduğu takdirde bu projeyi Akhisar’ımızda da hayata geçirmek istiyoruz. Bu konu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile iletişim halindeyiz. Öncelikle çok eski evlerin kontrol edilmesi gerekiyor. Biz, belediye olarak işe başladık. Şu anda Mimarlar Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası ile birlikte çalışıyoruz. Onlarla birlikte Akhisar’ın yapı stoğunu çıkaracağız. Bizim, kentsel dönüşüm bölgelerimizde öncelikle deprem konusunu ele almamız gerekiyor. Zaman kaybetmeden başka bir plan yapmamız gerekiyor. Bu planı da yaparken ilk olarak yapı stoğumuzu bilmemiz gerekiyor. Şu ana kadar çok fazla bilgi kirliliği ile karşı karşıya kaldık ancak bugün yapılan bu bilimsel panel sayesinde halkımızın gerçek bilgiye ulaştığına inanıyorum.”