Aşı karşıtlığının bilimsel gerekçesi olamaz; o nedenle sağa doğru baktıkça bilimden uzaklaşıldığı ve aynı oranda aşı karşıtlarının sayısının arttığı görülür. Bunu eğitim sendikalarında da görmek mümkün: En sağdakini (Eğitim Bir Sen) gördük; onun bir berisindeki Türk Eğitim Sen ise aşı karşıtlığını üstü örtük bir şekilde dile getiriyor. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, uygulanabilir görmediği PCR test zorunluluğunun “Aşıyı teşvik için getirildiğini” düşünüyor. Öğretmenlerden haftada iki kez istenecek PCR testinin zorunlu tutulmasına karşı olan Eğitim İş “Bilimsel veriler eşliğinde aşıya ikna çalışmaları yapılmalıdır” görüşünde. Öğretmeni bilimsel veriler kullanarak aşıya ikna edeceksek işimiz var demektir! Net bir fikirle karşılaşmak için biraz daha sola bakmak gerekiyor: Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul “Velilerin çocuklarını okula güven duyarak gönderebilmeleri için tüm eğitim ve bilim emekçilerinin aşılanması gerektiğini” açıkladı. Biraz muğlak olsa da bu ifadeden, öğretmenlerin zorunlu aşıya tabi tutulmaları gerektiği anlamı çıkarılabilir.