Bunları, sanıkları, tutukluları, bakış açısı, hatta tespit ve teşhisleri ‘yenilenen’ Dink Suikastı Davası’nın Mahkeme Başkanı söyledi.
Söylediği, ‘Cinayetin aylar önceden geliyorum dediği’ ve ‘İşin içinde devlet birimlerinin de olduğu.’ Çok sayıda, tabii toplamımıza göre yine de az sayıda kişi ise ‘Mutabakat ve devlet birimlerinin rolü’ne dikkat çekiyordu.
Neler yazmışım diye baktım: Dink Suikastı aydınlansa kendimizi daha iyi tanırız, olmuş hep ana fikri.
Yeni iddialar veya hakikatler bizi hakikaten değiştiriyor mu? Bir mesele de bu.
Yine aynı kalıyorsak, misal yine ‘Afedersin Ermeni’ ise, Tarih yeniden yazılıyor ama yine eski yazıyla deriz!
Misal, bakın Sıla’ya neler edildiğine… Bir zamanlar yukarıdaki kara tarihin yazılmasına ‘maalesef yardımcı olanlar’ şimdi onu bir nevi linç ediyor.
O yüzden, Yeni Türkiye ama Eski Yazı hala! Çünkü demokrat olmak harbiden içinden gelecek Kamil; dıştan takma pek olmuyor!