Kilis’te ‘IŞİD roketleri’yle öldürülenler 8’i bulmuş. Son saldırıda ölenlerin üçü Suriyeli çocuk.
Suriye’den kaçıp sığınmış, Ege’de belki denize gömüleceği bir çakma bota varamamış, cennet bir koyda kıyıya vurmamış, Akdeniz’de daha dün sulara gömülen 400’den fazla mülteci arasına da karışamamış, ‘Misak-ı Milli sınırları içinde’ bir sığınak bulduğunu sanmış.
Bu çocukları vuran, ‘Türkiye topraklarına sınır ötesinden ateş açan’ ve kendine ‘devlet’ diyen birileri karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hakiki pozisyonunun ne olduğu nasıl da belirsiz.
ABD’nin sorumlulukları, Avrupa’nın sorumlulukları, Rusya’nın sorumlulukları ve yarın öbür gün ‘bizimkiler’ de sorgulanacak.
Misal, onca katledilmiş Suriyeli arasından üç çocuk ayağa kalkacak, parmaklarıyla Kilis’i ve sınırın öte yanını gösterecek… “Bizi vuran roketleri hiç biliyor muydunuz amca” diye soracak.
Artık amcalar ne der, ne hisseder, bilmiyorum.