Umur Talu: Bırakın Gezi'yi, işçiler daha az çalışma süresi için metroları, trenleri durdursalar…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

‘Fransa eleştirimiz’in tam olması için, işçilerin ve devletin, şu ara ‘Sosyalist Parti’nin yönettiği devletle kanka olan ‘Sermaye’nin derdinin ne olduğunu söylemek, devleti, hükümeti, ‘Yarı başkanlık sistemi’ni oradan eleştirmek lazım.

Talepleri veya direnişi haklı görür veya görmezsiniz ama sınıfları görmek lazım.

Fransa’da işçiler, kazanılmış çalışma süresi haklarının haklanmasına, iş güvencesinin esnetilip yamultulmasına, ‘rekabet gücü zayıflamış Fransa kapitalizmi’ lehine kendi hayat, geçim güçlerinin daha da azaltılmasına veya güçsüzlüklerinin çoğaltılmasına itiraz ettiler.

Var mı böyle bir itirazınız?

Dünyada işçileri gönüllü-mecburi en uzun çalışma sürelerine; iş kazaları, meslek hastalıkları ile en kısa yaşam sürelerine mahkum etmiş Türkiye devleti ile Beyaz veya Ak sermayesinin, onların ‘devlet-iktidar düzeni’nin o açıdan bir eleştirisi var mı?

Bırakın Gezi’yi, 17-25 Aralık’ı; işçiler daha az çalışma süresi ve daha çok insani haklar için metroları, trenleri, rafinerileri durdursalar…

Sık sık ‘Sermayenin, sermaye menfaatlerinin özel güvenlik kadrosu’ gibi kullandıkları polisi, jandarmayı nasıl konuşlandıracaklardı, değil mi Memetcengiz Bey?

Umur Talu’nun yazısı