Ümit Kardaş: Demokrasi ve vicdan ekseninde bir araya gelerek yeni bir inşaya başlama görevi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de krizin nedeni temel mutabakat (consensus) yokluğuna bağlı olarak meşruiyet kaybı noktasına gelinmiş olmasıdır. Münci Kapani’ye göre “temel mutabakatın yokluğu” ( dissensus ) diğer bir deyişle “meşruluk çatışması” barışçı yollardan giderilemezse siyasal gerilim ve iç çatışma kaçınılmaz hale gelebilir.

Yaşananlar hepimize meşru hukuka bağlı, çoğulcu ,katılımcı, özgürlükçü bir demokrasi ve vicdan ekseninde her kesimle bir araya gelerek yeni bir inşaya başlama görevi yüklüyor. İktidarın karnesi, Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay ile birlikte binlerce siyasi tutuklu ve hükümlüyle ilgili insan hakları ihlalleriye dolu.

Meselenin CHP-İmamoğlu ile ilgili olmaktan öteye geçtiği, artık her kesim için hak, adalet, hukuk, demokrasi, özgürlük, ekonomi sorunu haline geldiği açık.

Siyasetin vesayetten ve hiyerarşiden arınarak iktidarı elde tutan parti dahil tüm siyasi partilerin çatışmacı kültürel kodlardan ve Hegelci devlet anlayışından uzaklaşması gerekmekte. Modern Alman romanının yaratıcısı psikiyatr-yazar Alfred Döblin’in uyarısı önemli. “Devleti ele geçirirsen o senindir, sen de onunsundur ve artık sen yoksundur.”

Yurttaşlık kültürünün tek kaynağı olarak bölgelerin ve kentin, katılımcılığa dayalı ekolojik bir karar sistemi ve doğayı hareketli- hareketsiz tüm varlıklarıyla temel alan bir dünya görüşüyle bir tür etik birlik olarak yeniden kurgulanması düşüncesi tartışma alanına girmeli.

Ümit Kardaş’ın yazısı