Mezotopya (mesotopia) daha önce kullanılmış bir kavram değil; ama hakikat ve yapaylık arasında bir akıl yarılmasını anlatabilen doğru bir kavram olabileceğini düşünüyorum. “Meso” ortada, bir şeyin ortasında olandır. “Topos” yer belirten bir kavramdır. Mezotopya ne ütopyadır ne de tam olarak ondan kaçış.
Hakikat ve hakikatin saptırılması arasında kuşkuya bir inandırıcılık yetkisi devretme girişimi de olabilir mezotopya. Sosyal medya ve kitle iletişim organları arasında bir akıl yarılmasına neden olan görsel yalan savaşları tam da “mezotopya” kavramını karşılayan bir durumu yansıtır diye düşünüyorum. Bu kavramı yeni bir iletişim paradoksu olarak kullanmak yerinde olur sanırım…
Öne sürdüğüm kavram “mezotopya”: Hakikat ile kurgu arasındaki ayrımın bulanıklaştığı, bireyin epistemik güvenini kuşkuya devrettiği iletişimsel durumu işaret ediyor.
Eğer mezotopya sadece “kararsızlık” ya da “gri alan” demek olsaydı, kavram fazla geniş olur ve kavramsal değerini kaybederdi. Bu yüzden mezotopyaya bir üretilmiş kuşku olarak bakmak lazım. Yani doğal belirsizlik değil, iletişim teknolojileri tarafından çoğaltılan epistemik kırılma.
Sonuç olarak mezotopya, günümüz iletişim ortamını anlamak için gerekli olan yeni bir kavramsal müdahale olarak değerlendirilebilir. Kavram, özellikle dijital medya çalışmaları, görsel kültür analizleri ve yapay zekâ temelli iletişim araştırmaları açısından verimli bir tartışma zemini sunmaktadır.