Şakalarıyla seyircileri kırıp geçiren Çetin Çiftçioğlu ve benzerleri yıllardır ekranlarda yoklar. Bunun iki nedeni var: Birincisi; yap –işlet-devret modeliyle devreye sokulan köprülerle ve otoyollardan geçen de, geçmeyen de, artık para ödüyor… Geçen nakit ödemede bulunuyor, garantili araç sayıları tutmayınca, aradaki fark geçmeyen vatandaşın vergisinden kesiliyor. Yani bir zamanlar şaka olarak dile getirilenler, günümüzün kara mizah gerçekleri olarak karşımıza çıkıyor. Diğeri ise dünkü yazımda da belirttiğim gibi; şakaya karşı her geçen gün biraz daha sertleşen hoşgörüsüzlük, iktidar-toplum ilişkisine egemen oluyor… Mizah yapanlar, sesi biraz yüksek çıkanlar, önce yandaş medya tetikçilerince hedef gösteriliyor, sonra sosyal medya trolleri devreye girip linçe başlıyor. Hedefteki kişi neye uğradığını anlamaya çalışırken, kendisini yargı önünde ve nihayetinde demir parmaklıkların ardında buluyor!.. Avusturyalı bilge yazar Karl Kraus, mizahtan söz ederken boşuna “Sansürcünün anladığı hiciv, haklı olarak yasaklanır” dememiş!..