Tutulmayan taahhütlerin gölgesinde COP27: Denizler iki kat daha hızlı yükseliyor

AYŞEGÜL KASAP

aysegulkasap@diken.com.tr

@aysegul_kasap

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27’nci Taraflar Konferansı (COP27) Mısır’da başladı. Zirveye 190 ülkeden katılım bekleniyor. 100’den fazla da ülke liderinin geleceği tahmin ediliyor.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) zirvenin başında Küresel İklim Durumu raporunu yayımladı. Raporda deniz seviyesinin yükselme hızının son 30 yıl içinde iki kat arttığı vurgulandı.

Fotoğraf: Reuters

COP26 zirvesi 1-12 Kasım 2021’de İskoçya’nın en büyük şehri Glasgow’da düzenlenmişti. Zirve, tarafların aksi karar belirtmediği sürece her yıl gerçekleşiyor. Ama 2020’de COVİD-19 pandemisi nedeniyle COP26 iptal edilmişti.

Dünya hedeflerin çok gerisinde

COP 27’de 7-8 Kasım’da önce liderler zirvesi düzenlenecek. Daha sonra tarım, bilim, finans, su, enerji ve biyoçeşitlilik üstüne paneller olacak. Sorunların yanı sıra çözümler de oturumlarda ele alınacak.

İklim kriziyle mücadelede en önemli başlıklardan biri de küresel sera gazı emisyonlarının hızla azaltılması. COP26’da ülkeler Ulusal Niyet Beyanı’nın sağlamlaştırılması için anlaşmış ama sadece 24 ülke buna uyarak beyanlarını güncelledi.

COP27’de bu başlıkta gözler Türkiye’ye de çevrildi. Hem Ulusal Niyet Beyanı’nı hem de emisyon azaltım hedeflerini açıklaması bekleniyor.

Küresel sıcaklık sanayi öncesi döneme göre 1,1 derecenin (°C) üzerine çıktı. Ülkelerin yüzyılın sonuna kadar belirlediği hedefse sıcaklık artışını 1,5 °C sınırlandırmak. Ama şu ana kadar atılan adımlar bu hedefi tutturmaktan uzak duruyor.

Küresel ısınmaya neden olan en önemli etkenlerden fosil yakıt kullanımı ‘enerji krizi’ bahane edilerek yükselişe geçti.

BM raporlarına göre 1,5 °C hedefi tutturabilmek için 2030’a kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 50 seviyesinde azaltmak gerekiyor. Ama ülkelerin politikaları emisyonların azaltılması değil aksine artması yönünde. Böyle devam etmesi durumundaysa küresel sıcaklık artışının 2,5 °C çıkma riski var.

‘En sıcak sekiz yıl’

WMO yıllık Küresel İklim Durumu raporunu zirvenin düzenlendiği Şarm-El-Şeyh’de açıkladı.

Raporda son sekiz yıla dikkat çekildi ve sürekli artan sera gazı konsantrasyonları ve biriken ısı nedeniyle kayıtlara geçen ‘en sıcak sekiz yıl’ denildi.

İklim krizinin etkileri kendini daha net bir şekilde göstermeye başladı. Aşırı sıcak hava dalgaları, yerleşim yerlerini yok eden seller ve kuraklık dünyada milyonlarca kişi etkiledi. Milyarlarca dolara da mal oldu.

Rapora göre deniz seviyesindeki yükselme oranının 1993’ten bu yana iki katına çıktı. Ocak 2020’den bu yana yükselen seviye yaklaşık 10 mm. Bu yıl için yeni bir rekor olarak kayıtlara geçti. Son 30 yılda deniz seviyesindeki artışın yüzde 10 son iki buçuk yılda oldu.

Grönland’da ilk kez yağmur

2022, Avrupa Alplerindeki buzullar için son derece zor bir yıl oldu. İlk belirtilere göre rekor düzeyde erime meydana geldi. Grönland buz tabakası 26 yıl üst üste kütle kaybetti ve eylülde ilk kez bu bölgeye kar yerine yağmur yağdı.

2022’deki küresel ortalama sıcaklık sanayi öncesi ortalamanın yaklaşık 1,15 [1,02 ila 1,28] °C üzerinde olacağı tahmin ediliyor.

‘Kıyı sakinleri için tehdit’

WMO Genel Sekreteri Prof Petteri Taalas raporla ilgili şunu dedi: “Isınma ne kadar büyük olursa, etkileri de o kadar kötü olur. Şu anda atmosferde o kadar yüksek karbondioksit seviyelerine sahibiz ki, Paris Anlaşması’nın 1,5°C’lik alt sınırına ulaşılması çok zor. Pek çok buzul için artık çok geç ve erime binlerce yıl olmasa bile yüzlerce yıl devam edecek. Deniz seviyesinin yükselme hızı son 30 yılda iki katına çıktı. Bunu hala yılda milimetre olarak ölçüyor olsak bile, yüzyılda yarım ila bir metreye ulaşıyor ve bu da milyonlarca kıyı sakini ve düşük rakımlı yerler için uzun vadeli büyük bir tehdit oluşturuyor.”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, COP27’de önümüzdeki beş yıl içinde ‘Herkes İçin Erken Uyarılar’ (Early Warnings for All) sistemine ulaşmak için bir Eylem Planı açıklayacak. Şu anda dünya ülkelerinin yarısı bunlardan yoksun. Guterres, WMO’dan bu girişime öncülük etmesini istemişti.

Dünya çapında bir mücadelenin önemine dikkat çeken Guterres, “Pakistan’ın 3’te 1’i seller altında. Avrupa’da son beş yüz yılda yaşanan en sıcak yaz. Filipinler mahvolmuş halde. Küba’nın tamamı karanlıkta ve Amerika Birleşik Devletleri’nde, Ian kasırgası hiçbir ülkenin ve hiçbir ekonominin iklim krizine bağışık olmadığını acımasız bir şekilde hatırlattı” demişti.

Zirvede gündem olacak olan erken uyarı sistemleri, insanları sel, kuraklık, fırtına ya da sıcak hava dalgaları gibi tehlikelere karşı uyaran telefon uygulamalarından oluşuyor. Gelen riske karşı yanıp sönen ışıklar ya da başka formlarla insanlara mesaj veriyor ve nasıl hareket edecekleri konusunda da bilgilendiriyor.

Ama dünyada iletişim alt yapısı olmayan yerler de var. Tehdit anlarında buralarda uygulamların çalışması imkansız. Bu bölgeler için de radyo yayınları veya bir köy yetkilisini görevlendirmek yönünden çözümler masaya yatırılıyor.

9 Soruda: İklim krizi ve COP zirvesi