Tutuklu gazeteci Tunca Öğreten'in eşi: Ona dair her şeye hasretim

 

Tutuklu gazeteci Tunca Öğreten’in eşi Minez Öğreten, 24 Ekim’deki ilk duruşmaya çağrı yaptı ve ekledi: “Ona dair her şeye hasretim.”

Diken’in eski editörü Öğreten, BirGün çalışanı Mahir Kanaat ve DİHA haber müdürü Ömer Çelik, 25 Aralık 2016’da RedHack soruşturması kapsamında diğer üç gazeteciyle birlikte 25 Aralık 2016’da gözaltına alınmıştı.

Altı isim tam 24 gün gözaltında kalmalarının ardından mahkemeye çıkarılmış, Çelik, Kanaat ve Öğreten tutuklanmıştı.

Üç isim, gözaltına alındıkları günden bu yana 300 gündür özgürlüklerinden mahrum. Gazetecilerin ilk duruşmaları ise 24 Ekim’de.

‘Devletimize minnettarım, filinta gibi adam oldun’

Minez Öğreten, Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’a konuştu.

Öğreten, “Günleriniz nasıl geçiyor” sorusuna şöyle yanıt verdi: “Her zorlu koşul altında kendinizle yeniden tanışıyorsunuz. Erkek gibi kadın oluyorsunuz bu süreçte mesela. Artık 19 litrelik su damacasını siz taşıyorsunuz. Geçenlerde bir arkadaşım bu yalnızlığın neye benzediğini, bana nasıl hissetttirdiğini sorduğunda ona, ‘İleride kocayı gömünce yola nasıl tek başına devam edeceğinin ön provası gibi’ dedim. Tunca’ya bazen, ‘Oğlum sen niye içeridesin la’ derken bazen de, ‘Devletimize minnettarım. Filinta gibi adam oldun. 20 kilo birden verdin’ diyorum.”

‘AİHM hayal kırıklığı yarattı’

İddianamenin en fantastik yanının ‘duruma göre devlet sırrı’ ifadesi olduğunu söyleyen Öğreten şöyle devam etti: “Kanımca, bu iddia yargılanan gazetecilerden ziyade Enerji Bakanı Berat Albayrak’ı zora sokuyor. Ne de olsa hükümet yetkilileri, devlet meselelerini ve sırlarını kişisel posta adresleri üzerinden paylaşmaz. Yalnızca 12 satırdan oluşan bir iddianameden bahsediyoruz. Ama ‘Ben şimdi buraya bilumum örgüt koyuyorum. İster buradan yürü ister devlet sırrı de, yapıştır gitsin’ şeklinde yazılmış gibi. Tunca’ya, ‘Sen şimdi bu 12 satırdan ne anladın, suçun neymiş?’ diye sorduğumda bana, ‘Hem DHKP-C’ye hem de FETÖ’ye yardım etmek gibi mucizevi yeteneklerim varmış, onu öğrendim’ demişti.”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ‘hayal kırıklığı’ yarattığını söyleyen Öğreten, “Herhalde AKP’nin performansından en memnun kaldığı mercii de AİHM’dir” dedi.

Tunca ve Minez Öğreten, 1 Mart tarihinde Silivri Cezaevi’nde evlenmiş, çiftin şahitliğini avukat Sema Özdemir ve cezaevinden bir gardiyan yapmıştı.

Cezaevinde evlendiğini düşününde yüzünde güller açtığını ve Tunca’nın kendisini ‘pistte göbek atmaktan’ kurtardığını söyleyen Öğreten, cezaevi ziyaretlerinin çok eğlenceli geçtiğini anlattı.

‘Çıkar çıkmaz tıksırıncaya kadar içmeyi planlıyoruz’

Öğreten şöyle devam etti: “Tunca çok komiktir. Bodrum’da tatile giden bir akrabasına, ‘Biz de yan koğuştaki terörist arkadaşlarla haftasonu St. Tropez’ye kaçtık’ diye mektup yazıyor. Cezaevi kantininde satılan meyve ve sebzelerin lezzetli ve ucuz olduğunu söyleyerek, ‘Çıkınca alışverişi buradan yapmalıyız’ gibi espriler yapıyor. Evet, tecrit koşullarında tutuluyorlar. Ancak hiçbirimiz, hastane odasının kapısında kendisini gözaltına almayı bekleyen polisler eşliğinde doğum yapan o acılı kadının yerinde değiliz. Tunca içeride sözlü ya da fiziksel bir saldırıya maruz kalmadığı sürece ağıt yakmam. Çıkar çıkmaz hep birlikte tıksırıncaya kadar içmeyi planlıyoruz.”

Minez Öğreten, “Eşinizle ilgili en çok neyi özlediniz” sorusunu şöyle yanıtladı: “İlişmeyi, birbirimize değmeyi özledik. Kısaca Tunca’ya dair her şeye hasretim.”

Tutuklu üç gazeteci tam 300 gündür özgürlüğünden mahrum

Mediapart’ın kurucusu Plenel’den mesaj: Tutuklu gazeteciler yalnızca işlerini yapıyor

AİHM’den tutuklu gazeteciler Öğreten ve Kanaat’e öncelik

Tutuklu gazeteci Öğreten’in hukuk danışmanı: Yazdığı bilgiler aleni

Gazeteciliğin yargılandığı ‘RedHack’ davası öncesi duruşmaya katılım çağrısı

‘RedHack davası’ öncesi çağrı: Gazetecilik bu değilse ne?

Tutuklu gazeteci Tunca Öğreten: 7 milyar insanın bildiği sır mıdır?

Altı gazeteci hakkındaki ‘Redhack davası’nda iddianame ‘nihayet’ tamam