Dünya genelinde ‘Sevgililer Günü’ olarak kutlanan 14 Şubat yaklaşırken, Metropoll araştırma şirketinin anketine göre Türkiye’nin yüzde 66.4’ü Sevgililer Günü’nü kutlamıyor, yüzde 50’si ‘gerçek aşk’a inanıyor.

Ankete göre “Gerçek aşka inanıyor musunuz” sorusuna, “Evet” yanıtını verenlerin yaklaşık yüzde 58’i 18 ile 34 yaş arası gençler ve üniversite ya da üzeri eğitimli.
‘İlk görüşte aşk’a inananlar toplumun yüzde 34.5’lik bir kesimini oluştururken, ankete göre erkekler az bir farkla da olsa, kadınlara göre daha göre daha ‘romantik’ bir bakış açısına sahip. Erkeklerin yüzde 36’sı ‘İlk görüşte aşk’a inanırken, kadınlarda bu oran yüzde 33.
14 Şubat ne ifade ediyor?
Yüzde 38’lik kesim 14 Şubat’ın ‘Sevgililer Günü’ olduğunun farkında. Buna karşılık, yüzde 40’lık bir kesimin anlam dünyasında 14 Şubat takvimin diğer günlerinden farksız.
18-34 yaş grubundeki üniversite ve üzeri eğitim sahibi olanlar arasında ‘Sevgililer Günü’nü kutlama pratiğinin yükseldiği görülüyor. 34 yaş altındakilerin yüzde 43’üne yakını ‘Sevgililer Günü’nü kutluyor; ancak 55 yaş üzerine çıkıldığında oran yüzde 21’e düşüyor.
Nasıl bir araya geliyoruz?
“Şu an bir ilişkiniz var mı?” sorusuna, “Evet, evliyim” diye yanıt verenlerin oranı yüzde 67; “Hayır, bekarım” diyenler ise yaklaşık yüzde 20.
‘Evli olmadan beraberliği olanlar’ yüzde 11’lik bir kesim; 18-34 yaş grubunda evli olanların oranı düşük. Evli olmadan birlikteliğe sahip olma hali gene bu yaş grubunda diğer yaş gruplarına göre daha yoğun. Ankete göre eğitim seviyesi yükseldikçe, evlilik oranı da düşüyor.
Evli veya ilişkisi olanların çoğu, yani yüzde 49’luk bir kesim eşiyle ‘görücü usulü‘ tanışmış. ‘Arkadaş ortamında tanışanlar‘ yüzde 22.4 ile ikinci büyük grubu oluşturuyor. ‘İş yerinde tanışanlar‘ yaklaşık yüzde 8 ile üçüncü sırada. ‘Okulda veya eğitim ortamında’ tanışanlar da yüzde 5.4 oranında.
Sosyal ortamda tanışarak kurulan ilişkilerin ülkemizde seyrek olduğunu görülürken, ‘alışveriş merkezi, kafe, çarşı-pazar‘ gibi ortamlarda eşiyle veya sevgilisiyle tanışanlar sadece yüzde 3.4 oranında.
Eşi veya beraber olduğu kişiyle sosyal medya üzerinde tanışanlar yalnızca yüzde 2.2 oranında.
Evlilik ve bekarlığa bakış
Toplumun yüzde 63’üne yakını, “Evlilik olmazsa olmazdır” düşüncesine sahip. Aynı şekilde, “Günümüzde evlilik çok da şart değildir” ifadesine, “Katılmıyorum” yanıtı verenler de yaklaşık yüzde 62 oranında.
Ankete göre herhangi bir sebepten bekar olanlara karşı da olumsuz bir bakış bulunmuyor. Toplumun algısında bekarlığı, ‘hayatın bir gerçeği‘ olarak gören ve dışlamayan bir yaklaşım söz konusu.
‘Bekarlık vergisi‘ fikrine karşı çıkanlar yüzde 81.3’lük bir çoğunluk oluştururken, bekarlığı vergilendirmeyi destekleyenler yüzde 7.6’da kalıyor.
Ankete göre evliliğe sıcak yaklaşılırken, ‘beraber yaşama‘ya benzer şekilde bakılmıyor. “Çiftler evlenmeden beraber yaşayabilir” ifadesine katılmadığını söyleyenler yaklaşık yüzde 72 seviyesinde.
Toplumun yüzde 61’ine yakını, 24-30 yaşın en ideal evlilik zamanı olduğunu düşünüyor. 18-24 yaş grubundaki evliliklere sadece yüzde 22’lik bir destek olması, erken yaştaki evliliklere mesafeli yaklaşıldığını gösteriyor.
Anketin künyesi
Anketin künyesi şöyle: “Türkiye’nin Nabzı Ocak ayı araştırması; Türkiye genelinde NUTS 2 sistemine göre 26 bölgeyi esas alan 28 ilde tabakalı örnekleme ve ağırlıklandırma yöntemi ile 18 – 25 Ocak 2020 tarihleri arasında toplam 1926 kişi ile yapılmıştır. Araştırma; 0,95 güven sınırları içinde +/- 2,23 hata payı ile yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir.”