MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Türk Böbrek Vakfı sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın en büyük diyaliz tesisini kurdu. Güneşli’deki merkez, 60 diyaliz cihazıyla günde 180 kronik böbrek hastasına hizmet verme kapasitesine sahip. Vakıf Başkanı Timur Erk, 42 milyon lira harcayarak tesisi ve altyapısını kurduklarını söyledi.

Türk Böbrek Vakfı yaklaşık 40 yıl Bahçelievler’deki Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi ve Hizmet Hastanesi’yle hizmet verdi. Her iki kurum kamu tarafından vakfa tahsis edilen araziler üzerine kurulmuştu. Tesis oradayken de yüksek kapasiteliydi. Hizmet Hastanesi’ndeyse yılda yaklaşık 100 böbrek nakli yapılıyordu.
Tahsis süresinin bitmesine yıllar varken arazinin mirasçılarının açtığı davalar vakfın aleyhine sonuçlandı. Hem diyaliz merkezi hem de hastane yaklaşık bir buçuk yıl önce alanı tahliye etti. Yılların emeği, yatırımı heba oldu. Merkez ve hastane yıkıldı. Diyaliz hastaları başka merkezlere dağıtıldı.
Vakfın yanı başındaki Bahçelievler Aydın Doğan Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de aynı tahsis içinde yer alıyor. Dava liseyi de kapsıyordu. Ancak lise bir şekilde yerinde kaldı.
Merkez 10 ayda hazırlandı
Vakıf yeni diyaliz merkezi için Güneşli’de bir yer kiraladı. Yaklaşık on ayda altyapısını tamamlayarak aynı adla hizmete soktu. 80 yaşın üstünde olsa da gönüllü çalışmalarına aralıksız devam eden Erk, gurur duyduğu yeni tesisi Diken’e gezdirdi.
Eski hastaları geri gelmeye başladı. Sosyal güvencesi olan hastalar, hiçbir ek katkı payı vs. ödemeden diyaliz hizmeti hizmet alabiliyorlar. Hastalar özel araçlarla adreslerinden alınıyor, tedaviden sonra da bırakılıyor. Haftanın üç günü, dörder saat diyalize bağlanıyorlar.
Hemodiyalizle, böbrek yetmezliği nedeniyle vücutta biriken üre, kreatinin ve fosfor gibi zararlı maddeler, fazla sıvıyla birlikte kandan temizleniyor.
‘Kalite açısından da Avrupa’nın ilk üçündeyiz’
Eski ve yeni hastalarını beklediklerini belirten Erk şunları söyledi:
“Teknolojik altyapı ve yedek su tanklarıyla kesintisiz diyaliz hizmeti sunuyoruz. Böylesi değil Türkiye’de Avrupa’da dahi yok. Yaptığımız diyaliz de kalite açısından Avrupa’nın ilk üçünde. Türkiye’ye gelen turistler güvenle diyalizlerini bizde yaptırabiliyor”
Hemodiyaliz sürecinde, Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine uygun olarak belirli bir sıraya göre gerçekleştirilen tıbbi testler, akredite edilmiş anlaşmalı laboratuvarlarda yapılıyor. Test sonuçları her ayın ilk haftasında detaylı bir şekilde analiz edilerek diyaliz hekimleri tarafından değerlendiriliyor. Hastaların tedavi planları güncelleniyor.
‘Tuz ve şekeri azaltmak böbrek sağlığı için önemli’
Vakıf olarak sadece hastalara hizmet sunmadıklarını, böbrek sağlığını korumaya da çalıştıklarını belirten Erk, şöyle devam etti:
“Bunun için tuz ve şeker tüketimini azaltmak önemli. Her ikisin azaltmak için farkındalık kampanyaları, projeler yapıyoruz.
Tuz tüketimiyle ilgili çalışmalar sonuç vermeye başladı. Günlük 18 gramlık tuz tüketimi 10 grama kadar düştü. Ancak hedefimiz daha da düşmesi. Günlük 5-6 gram seviyesine çekilmesi.
Şekerde henüz hedefimize ulaşamadık maalesef. Obezite ülkemizde büyük sorun. Özellikle çocuk obezitesinde, başta nişasta bazlı şeker olmak üzere şeker tüketiminin payı çok yüksek.
Bu konuda yerimizde sayıyoruz. Günde 150 gram şeker tüketiyoruz, 120 grama dahi çekemedik.”
Erk halk sağlığını korumaya yönelik bu çalışmaları sürdürmeye kararlı.

Bir diyaliz hastasının yıllık maliyeti 24 bin dolar
Kronik böbrek hastalıklarının insan yaşamı üzerindeki etkisinin yanı sıra maliyeti de çok yüksek. Bir diyaliz hastasının ilaçları dahil yıllık maliyeti 24 bin dolar.
Diyaliz merkezleri diyaliz makinelerinden ibaret değil. Tesiste şebekeden alınan suyun arıtıldığı, otomasyonla çalışan yedekli bir tesis kurulmuş. Su önemli. Çünkü bir hemodiyaliz cihazı bir seansta 200 litre suyu işliyor. Bu diyaliz merkezinde günde ortalama 10 litre suyun kullanılması ve işlenmesi demek. Su bakteri üremesin diye depolanmıyor.