Beyin damarlarındaki anevrizmanın yırtılması sonucu beyin kanaması geçiren ve ameliyat olan, günlerce yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Dr. Gülfem Önalemdar’ın aile hekimliği sözleşmesi Sağlık Bakanlığı tarafından feshedildi. Fesih sebebi, iki yıllık sözleşme döneminin altı ayını raporlu geçirmesi.

Söz konusu düzenleme Aile Hekimliği Sözleşmesi’nde yer alıyor. Ancak hekim sendika ve örgütleri bunun ilgili kanunlara ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine aykırı olduğunu savunuyor ve değiştirilmesini talep ediyor.
Ataşehir’de aile hekimliği yapan Önalemdar, Mayıs 2025’te beyin kanaması geçirmişti. Aylar süren tedavisi nedeniyle çalışamayan ve heyet raporları alan Önalemdar, görevi başına dönmüşken önceki gün ilçe sağlık müdürlüğünden aranarak acilen çağrıldı ve sözleşme feshi bildirildi.
‘Şoke oldum’
Diken’in sorularını yanıtlayan Önalemdar, raporlarının keyfi olmadığını söyledi: “Raporlu olduğum sürenin büyük çoğunluğunu hastanede geçirdim. Bilincim kapalıydı. Çoğu şeyi hatırlamıyorum. Sonra hidrosefali (beyinde aşırı sıvı birikmesi) gelişti. Bu sene ocak ayında bir ameliyat daha oldum ve şant takıldı.

Şimdi işimi yapıyorum. İşimle ilgili hiçbir sıkıntım yok. Tedavi sürecinde de aile sağlığı merkezindeki diğer aile hekimi arkadaşlarım hastalarımla ilgilendi. Hastaların hiçbir mağduriyetleri olmadı.
Sözleşme feshi hiç beklediğim bir şey değildi. Şoke oldum. Bildiren ilçe sağlık müdürü dahi çok üzüldü.”
‘İnsanların hasta olma hakkı var’
Hasta memnuniyetinin il ortalamasının üzerinde olduğunu ifade eden Önalemdar, sözleşmelerin nasıl belirlendiğini sordu: “Ciddi sağlık sorunum nedeniyle aldığım raporlar sebebiyle sözleşmemin feshine inanamıyorum. İnsanların hasta olma hakları var. Raporlu geçirdiğim altı ayın beşini, yattığım servisi hatırlamıyorum bile. Çok ağır ve zor bir süreçti. Heyet raporlarını veren sonuçta Sağlık Bakanlığı hastaneleri. Sözleşmelere konulan 180 gün (altı ay) neye göre belirlenmiş?”
Önalemdar bugün itibarıyla kadrosunun bulunduğu Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne döndü. Ancak sağlık sorunları sebebiyle orada çalışmasının güç olacağını belirten Önalemdar, “Orada acil serviste hekimlik yapabilirim. Ancak nöbet tutmam gerekecek ve ben o durumda değilim” diye konuştu.
Önalemdar fesihle ilgili yasal haklarını kullanacağını söyledi.
Kanser hastası iki hekim ve hemşirenin daha sözleşmesi feshedildi
Aile hekiminin üyesi olduğu Birlik ve Dayanışma Sendikası, Önalemdar’ın çalıştığı Barbaros Aile Sağlığı Merkezi’ne giderek meslektaşlarına destek verdi.
Sendika Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi aynı gün, benzer gerekçelerle, tedavi gören meme kanseri ve beyin kanseri iki hekimle kolon kanseri bir hemşirenin daha sözleşmesinin feshedildiğini açıkladı.
Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekimlere, ebelere ve hemşirelere “Hasta olamazsınız, kanser olamazsınız, beyin kanaması geçiremezsiniz; her koşulda çalışmak zorundasınız” dayatması yapıldığını söyleyen Mehlepçi, şöyle devam etti:
“Bu sağlık emekçileri, hastalandıklarında yerlerine vekâlet edecek bir personel bulunamadığı takdirde maaşlarının ancak üçte birini alabiliyor.
Hem hastalıklarının hem de mevcut sistemin yarattığı mağduriyeti aynı anda yaşıyor. Buna rağmen sözleşmelerinin de feshedilmesi, maruz bırakıldıkları haksızlığı ve mağduriyeti daha da ağırlaştırıyor.”
Sağlık Bakanlığı, aile hekimliği sözleşmesi feshedilen hekimlerin kadrolarının bulunduğu hastaneler veya sağlık müdürlüklerinde çalışabileceklerini savunuyor. Mehlepçi bunun çözüm olmadığını söyledi: “Gülfem Hanımın acilde çalışma şansı yok. İlçe sağlık müdürlüklerine geçenlerin maaşı çok düşüyor. Yönetmelik masa başında yapılmış. Bunlar hiç düşünülmemiş.”
Mehlepçi, Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna inandıkları bu uygulamanın iptali için tüm yasal yolları kullanacaklarını dile getirdi.