Tunca Bengin: Elazığ seferberliği ve İstanbul soruları

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ülkece tek ses, tek yürek olarak dünyaya örnek bir sınav daha verdik. Özellikle de kurtarma çalışmalarında.. Ancak aynı hassasiyet ve kararlılığı deprem öncesine dönük hazırlıklar açısından söylemek zor. Hele de korkulan İstanbul depremi ve kum saatinin dolmak üzere olduğu dikkate alındığında. Çünkü yapılması gerekenleri biliyoruz ama daha çok depremin zamanı ve fayın tek mi yoksa parçalı mı kırılacağı noktasına odaklanmış durumdayız.

Evet, çok sayıda yenilenen, güçlendirilen yapı var ve her ne kadar felaket senaryoları olumlu yönde değişiyor gibi görülse de en iyimseri bile tüyler ürpertici. Hem tek ya da parçalı kırılsa dahi fayın yıkıcı etkisi hem de bu etkiyle birlikte oluşabilecek diğer tehditler açısından. Şöyle ki; İstanbul’da yaklaşık bir milyon 600 bin bina var. Yüzde biri etkilense bu 16 bin bina ve binlerce insan demek. Dahası İstanbul’da mahalle aralarında yüz binlerce ton parlayıcı, patlayıcı, zehirli toksik kimyevi madde üretiliyor, depolanıyor, kullanılıyor. Dolayısıyla daha önce bizim de sıkça dile getirdiğimiz endişe verici noktaları irdelemekte yarar var.

Tunca Bengin’in yazısı