ABD Başkanı Donald Trump, İran’la görüşmelerin iyi gittiğini fakat verdiği sürede bir anlaşma olmaması ‘ülkenin bir günde yok edileceği’ tehdidini savurdu.

Beyaz Saray’da dün basın toplantısı düzenleyen Trump yaklaşık bir buçuk saat süren basın toplantısının ilk bölümünde İran’ın düşürdüğü iki F-15 savaş uçağının mürettebatının nasıl kurtarıldığını anlattı. Soru-cevap bölümündeyse İran’a verdiği sürede bir anlaşma sağlamayı umduklarını söyledi:
“Anlaşma olmazsa bütün ülke (İran) tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın (salı) gece olabilir.
Bir planımız var; yarın gece 12:00’ye kadar (Türkiye’de 7 Nisan akşamı) İran’daki her köprü yerle bir edilecek, İran’daki her elektrik santrali devre dışı kalacak ve bir daha asla kullanılamayacak.
Onlarla görüşüyoruz. Yarın akşam ABD doğu saatiyle akşam saat sekize kadar süreleri var ama görüşmeler devam ediyor. Sanırım iyi gidiyor ama sonucu göreceğiz.”
‘Umarım bunu yapmak zorunda kalmam’
ABD başkanına, İran’ın sivil altyapısını hedef almanın Cenevre Sözleşmesi’ne aykırı olup olmadığı soruldu. Trump, bu konuda endişeli olmadığını söyledi.
Soruyu soran New York Times (NYT) muhabirine ‘yalan haber’le suçlayan nitelemesi yapan ABD başkanı ardından “Umarım bunu yapmak zorunda kalmam” yanıtını verdi.
‘Kabul edilebilir bir anlaşma yapmalıyız’
Trump, İran’la savaşın sonuna gelip gelinmediği konusunun Tahran’daki yönetimin tavrına bağlı olduğunu ve görüşmelerin sonucunu beklemeleri gerektiğini söyledi:
“Benim için kabul edilebilir bir anlaşma yapmalıyız ve bu anlaşmanın bir parçası da petrol ve diğer her şeyin (Hürmüz Boğazı’ndan) serbest geçişinin sağlanması olacak.”
İranlı Kürt gruplara ‘Uzak durun’ çağrısı
ABD başkanı soru üzerine ‘bölgedeki Kürt grupların İran’da ilerleyen süreçten uzak durması gerektiği’ açıklamasını tekrarladı:
“Onların bu işten uzak durmasını tercih ederim, çünkü bence beraberlerinde bazı sorunlar ve zorluklar getiriyorlar, hatta ölüm getiriyorlar.”
ABD’ye ‘yardım etmeyen’ ülkelere kızgın
NATO ülkelerinin, İran konusunda ABD’ye destek olmadıklarını ve bunun için o ülkelere kızgın olduğunu anlatan Trump isim vererek Britanya ve Almanya’nın tavrını eleştirdi. Ardından da Uzak Doğu’daki müttefiklerine tepki gösterdi:
“Bize yardım etmeyen başka kim var biliyor musunuz? Güney Kore, bize yardım etmedi. Avustralya, bize yardım etmedi. Japonya, bize yardım etmedi. Japonya’da onları Kuzey Kore’den korumak için 50 bin askerimiz var. Güney Kore’de ise çok iyi anlaştığım (Kuzey Kore lideri) Kim Jong-un’dan bizi korumak için 45 bin askerimiz var.”
‘Hürmüz Boğazı’ndan biz ücret almalıyız’
ABD başkanı önce Hürmüz Boğazı’nın kendi savaşları olmadığından bahsetti; daha sonra boğazın açılmasının ABD için halen önemli bir öncelik olduğunu belirtti: “İran’da biz kazandık, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde aslında bizim ücret almamız gerekiyor, İran’ın değil.”
ABD’li pilotların kurtarıldığı operasyonu anlattı
Trump son olarak İran tarafından düşürülen iki F-15 savaş uçağının mürettebatının kurtarıldığı operasyonun detaylarını anlattı:
“İlk kurtarma operasyonunda alçak irtifada uçan 21 askeri uçak, İran hava sahasına girdi. Bu operasyon toplamda 48 saat sürdü.
İran’ın hava savunma ve radar sistemlerini yok ettik. Buna rağmen omuzdan fırlatılan güdümlü füzelerle Amerikan uçak ve helikopterlerini hedef aldılar ve şanslılar.
İran sınırları içinde kalan ABD askerlerinin kurtarılması operasyonu oldukça zordu. Bu riskli bir karardı çünkü bir ya da iki kişinin yerine 100 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanabilirdi. Bu, verilmesi zor bir karardı.
Arama ve kurtarma ekiplerinin bu ilk dalgası, F-15 pilotunun yerini başarıyla tespit etti ve pilot, düşman topraklarından kurtarıldı.
Bu arada silah sistemi subayı albay, pilottan oldukça uzak bir mesafeye inmişti. İkinci mürettebatın kayıp olduğu bilgisini özellikle vermedik.
İran, bir sızıntı kaynağı bu bilgiyi verene kadar pilotlardan birinin kaybolduğunu bilmiyordu. Sadece birini kurtarmıştık ve İran diğerini bilmiyordu. Bu haberi yayımlayan kişi hapse girecek. Şanslıyız ki diğer pilotu da bulduk.
İkinci uçakla ilgili kurtarma operasyonunaysa dört bombardıman uçağı, 64 avcı uçağı, 48 ikmal uçağı ve 13 kurtarma uçağı dahil toplam 155 uçak katıldı. Tanrı da bizi destekliyordu.”