Tolga Şardan: Polis her sesini yükselttiğinde her ne hikmetse devreye 'bütçe olanakları' giriyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yıldönümü yaklaşırken, teşkilat mensupları bilhassa sosyal medyadan devleti yöneten siyasete veryansın ediyorlar bir süredir. Geçen yıl da böyleydi, ondan önceki yılda, üç yıl önce de böyleydi!

Peki polis ne istiyor?

Mevcut “12 saat çalışma karşılığında 36 saat istirahat” uygulamasının kanunla belirlenmesi.

Spor karşılaşmaları, miting, konser gibi etkinliklerde polise ayrıca ücret ödenmesi.

Aylık 160 saat üstü görev yapmaya karşılık “fazla mesai ücreti” ödenmesinin yasa hükmüne bağlanması.

Fazla çalışma ücreti olan 6 bin 800 liranın, 30 bin liraya yükseltilmesi.

3201 Sayılı Polis Meslek Yasası’nda polisin özlük haklarının iyileştirilmesi.

Polisin her sesini yükselttiğinde her ne hikmetse devreye “bütçe olanakları” giriyor. Devletin yönetimi, polisin haklarının verileceğini açıklamaya başladıkları sırada kurdukları ilk cümle “bütçe olanaklarının el vermesi” koşulu oluyor.

En son geçen salı TBMM’deki genel kurul çalışmaları sırasında, polisin sorunlarının tespiti ve çözümünün sağlanması amacıyla muhalefet, meclis araştırma komisyonu kurulmasını önerdi. Ancak, önerge AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi!

Teşkilat içinde karşılaşılan haksızlıklar konusu da önemli. Hak ve adaleti korumakla görevli kurumun personeli, kurumunda yaşadığı haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında kurtulmanın yolunu yaşama veda etmekte buluyor.

Tolga Şardan’ın yazısı