Fatih Yaşlı: Tıpkı yaşayan bedenler gibi, ölü bedenler de kaçamaz siyasetten

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Tıpkı yaşayan bedenler gibi, ölü bedenler de kaçamaz siyasetten. Kim nasıl gömülecek, nereye gömülecek, arkasından neler söylenecek, yas tutulacak mı tutulmayacak mı, bunların hepsi siyasetin konusudur, bunların hepsi politik birer sorudur, sorundur.

İktidar olarak toplumu tam ortasından ikiye böldüğünüzde, siyaseti bütünüyle “dost-düşman ayrımı” üzerine kurduğunuzda, “biz ve onlar” söylemini merkeze koyduğunuzda, topluma “şehit” olmakla “terörist” olmak arasında başka bir seçenek bırakmadığınızda, velhasıl siyaseti bir ölüm siyasetine dönüştürdüğünüzde, kaçınılmaz olarak ölmeyi ve öldürmeyi güzellemeye, yüceltmeye başlarsınız.

“Biz”e dahil olmayanların, hayatları yaşanmaya değer bulunmayanların, öldürülmeleri cinayetten sayılmayanların yası da tutulmaz, “onlar kategorisine dâhil edilenler için “kamusal yas” çağrısında bulunulmaz.

Olağanüstü halin süreklileştiği, siyasetin ölüm siyasetine, yani sıfır noktasına indirgendiği zamanlarda yaşıyoruz, ölüm siyasetinin yürütücülerine karşı, yaşamayı her şeyden çok sevenlerin kendi bedenlerini ölmeye yatırmaktan kaçınmadıkları, ölümle yaşamın doğrudan karşı karşıya geldiği zor zamanlarda.

Fatih Yaşlı’nın yazısı