Taha Akyol: AK Parti'den soğumuş kitleleri kazanmak, iyimserlerin sandığı kadar kolay değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Özgür Özel, kitlelerde muhalefet duygusunu iyi temsil ediyor, enerjik bir mücadele yürütüyor.

İktidara alternatif olması ise, özellikle AK Parti’den soğumuş milyonları çekebilme kapasitesine bağlıdır.

Özgür Özel ve arkadaşları bunun bilincinde… Konuşmalarında laikçilik yapmaktan sakınıyorlar. “Türkiye ittifakı” diyorlar, “solcular, sağcılar, yurtseverler, demokratlar, milliyetçiler, muhafazakarlar, özgürlükçüler” diyerek çok geniş kesimlere sesleniyorlar.

Fakat AK Parti’den soğumuş kitleleri kazanmak, iyimserlerin sandığı kadar kolay değildir. Hassasiyetleri ve bunları yansıtan simgeleri ve kavramları içselleştirmek gerekir.

Yeni Parti lideri Özel’in Hacı Bayram’da Cuma namazı kılarak, Birinci Meclis’te ve Anadolu Kulübü’nde toplantı yaparak yola çıkması güzel bir davranıştı. İki açıdan: Hem otoriter katı laikliğin tabularını aşmak hem muhafazakâr kitlelerle duygusal iletişim tesis etmek için bu tür davranışlar doğrudur.

Bu konuda merhum Bülent Ecevit’tin 1971’de yayınladığı “Atatürk ve Devrimcilik” adlı kitabını Yeni Partililer okumalı ve Tek Parti rejimine yönelttiği eleştirileri görmelidirler.

Ecevit’in neden “inançlara saygılı laiklik” diye bir kavram geliştirdiğini iyi düşünmek lazım.

Türkiye modernleşmede bir hayli yol almıştır: Eğitim, piyasa ekonomisi, şehirleşme, kadının sosyalleşmesi, dünyaya açıklık… Ak Parti’nin oy kaybının şehirlerde başlamasının sebebi budur. “Din ve vicdan hürriyeti” de çağımızdaki muhtevasıyla modern hukukun geliştirdiği bir kavramdır. Yeni Parti’nin “kapsayıcı” olmasının yolu da bu konuda kaygıları olan kitleleri ikna etmesidir.

Taha Akyol’un yazısı