Cinsel istismar suçunda mağdurla failin evlenmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Meclis’e sunulan AKP önergesi tartışıladursun Türkiye’nin çocuk istismarı karnesi utanç verici bir tabloyu sergiliyor.

Hürriyet’ten Esra Ülker’ın haberinde Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğunun evlendirildiği belirtildi. Adalet bakanlığına göre çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı son 10 yılda yaklaşık üç kat arttı.
Türkiye’nin çocuk hakları karnesini ortaya seren bazı önemli rakamlar şöyle:
* 2015’te evlendirilen çocuklardan 31 bin 337’si kız, 1483’ü erkek çocuğuydu. Buna göre, geçtiğimiz yıl evlenenlerin kadınlarda yüzde 5.2’si çocuktu. Erkeklerde bu oran yüzde 0.2.
* 2015’te 15-17 yaş arasında doğum yapan çocukların sayısı 17 bin 789. 15 yaş altı doğum yapanların sayısıysa 244.
* Son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu evlendirildi. 2010-2015 yılları arasında 16-17 yaşlanlarında evlendirilen kız çocuklarının sayısı 232 bin 313. Son 10 ve beş yıllık verilere bakıldığında, yasal düzenlemelere karşın çocukların evlendirilmesinin önüne geçilemediği fark ediliyor.
Rakamlar çocukların cinsel istismara karşı korunamadığını gösterirken, birçok hukukçuya göre de AKP’nin önergesinin bu haliyle yasalaşması halinde, cinsel istismar suçlularının evlenmeyi kabul etmeleri halinde cezasız kalmalarının önü açılacak.
‘İntiharlara yol açar’
Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı Koordinatörü Avukat Şahin Antakyalıoğlu da, tasarının ciddi tehlikeler içerdiğine dikkat çekerek, şu yorumu yaptı: “Bu resmen çocukların cinsel yönden sömürülmesi, baskı altına alınması, tehdit edilmesi sonuçlarını doğuracak. Çocuk ticaretinin yolunu açacak. Türkiye maalesef uluslararası sözleşmeleri ihlal eder nitelikte davranıyor. Tasarı hem hukuk hem etik açıdan ciddi sorunlar barındırıyor. Yasalaşırsa, telafisi imkânsız zararlar doğar. Birçok çocuk intihara sürüklenebilir. Değil evlenmek, istismar mağduru çocukların faillerin tahliyesini duyduğunda bile intihara teşebbüs ettiğini gördük. Bu açıkça anayasal bir ihlaldir. Bundan derhal dönülmeli. Bir çocuk bile intihara kalkışırsa bunun sorumlusu öneriyi verenlerdir.”
Ne olmuştu?
Cuma gecesi AKP’li vekillerin Meclis’e getirdiği ve salı günü tekrar görüşülecek önergede şu ifadelere yer verilmişti: “(2) Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkıdaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir.”
Kadın örgütleri karşı çıkıyor
AKP’lilerin ‘toplumun kanayan yarasına çözüm olacağı’nı savunduğu önergeye kadın örgütleri tek ses halinde karşı çıkıyor.
83 kadın örgütü, Meclis’e sunulan önerge için “Kadın ve çocuklara ‘tecavüz hakkı’verecek hiçbir yasayı kabul etmeyeceğiz!” derken, iktidarın kadın ve aile politikalarıyla yakınlığıyla bilinen Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) de tasarıya çekincelerini sundu.
KADEM, tasarının diğer kadın örgütlerinin de belirttiği üzere istismar faillerinin cezasız kalmasının önünü açacağını belirtirken, “Tasarının, en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun ‘kendi iradesi’ nasıl tespit edilecektir? Bu konunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir” yorumunu yaptı.
Başbakan: ‘Tecavüze af’ değil
Başbakan Binali Yıldırım ilk açıklamasında, önergenin ‘tecavüze af’ anlamına gelmediğini savunarak, tepkileri ‘CHP’nin saptırması’ diye nitelemişti. Ancak Yıldırım daha sonra teklifin muhalefetle tekrar görüşülmesi için partisine talimat vermişti.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da, tasarının cinsel istismar suçlularının tamamını kapsamadığında ısrar etti. Ancak birçok hukukçunun ortak kanaati, tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda, istismara uğrayan çocukların zorla evlendirilmesinin önünü açacağı yönünde.