Sabit sermaye yatırımlarının gerilemesi ve son üç ayda alınan iç ve dış siparişlerin azalması bize bu yılın ikinci yarısında büyüme hızının azalacağını açıkça gösteriyor. Bütün bunlara ilave olarak bir de sektörel güven endeksleri ve tüketici güven endeksinin son üç ayda aynı anda gerilemesinin, ekonomik büyümeyi, olumsuz etkileyeceğini söylemek herhalde yanlış olmaz. Bu arada, daha önce bu ülkede bütün endekslerin aynı anda olumsuza dönmesi hâlinin pek görülmediğini de hemen belirtelim.
Gelelim büyümeyi düşürecek diğer bir konuya. Bir ekonomide yolsuzluklar çoğalırsa özel sektör yatırım yapmaktan kaçınır. Bunun yerine kamu yatırımları ağırlık kazanır. İşte bu nedenle verimsiz kamu yatırımları çoğalır. Yine yolsuzlukların geçişkenliği özel sektör yatırımlarını, emek verimliliğini ve politik istikrarı olumsuz etkilediğinden büyüme hızı düşer gelir dağılımı bozulur.
Son dönemde ekonomiye güvenin baş aşağı gitmesinin yanında bir de Türkiye’de artan yolsuzluk algısının hem ekonomik büyüme hızını azaltacağını hem de siyasi istikrarsızlığı artıracağını söylemek herhalde yanlış olmaz. Anlayacağınız zaten düşük olan yüzde 4’lük hedef büyüme hızını tutturmak bu yıl biraz zor görünüyor.