“Mahkeme kararı arkamızdan gelsin” sözüyle gündeme gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘ne yapıyorlarsa hukukun üstünlüğüyle yaptıklarını’ söyledi.

Soylu, 26 Ekim’deki konuşmasında metruk binalarda uyuşturucu kullanıldığını belirterek, “Muhtarlarımız, ‘Mahkeme kararı var, yıkamayız’ diyorlar. Arkadaş sen gece yık, mahkeme kararı bizim arkamızdan gelsin” demişti.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise isim vermeden Soylu’ya gönderme yapmış, “Hukuk önden yürüsün, biz ona göre kendimizi ayarlayalım” anlayışında olduklarını ifade etmişti.
Balıkesir’de bugün düzenlenen programda konuşan Soylu, muhtarların metruk binaların kaldırılması için mücadele ettiklerini ancak veraset davalarının da sürdüğünü söylediklerini dile getirdi.
Bakan, 2019’da çıkan İmar Kanunu’nun 39’uncu maddesinin açık bir yetki verdiğini, asayiş gerekçesiyle metruk binaların yıkımına dair adım atmaya imkan sağlandığını anımsatarak, “Asayişten dolayı bu binayı yıkamazsınız” diye bir mahkeme kararı gelmesi halinde de yapılacak bir şey olmadığını vurguladı.
Soylu, şöyle devam etti: “Ama böyle bir karar olmadan, öbür taraftan başka bir dava yürürken, mülkiyet, miras, veraset davası yürürken; o dava ayrı bir şeydir… O gelir, kendini yürütür; öbürü kanunun verdiği yetkidir, bu sağlanır. Ama lafa takla attırdılar… Biz hepimiz hukukun insanlarıyız, hukukun adamlarıyız; ne yapıyorsak hukukun üstünlüğüyle yapıyoruz. Hukukun üstünlüğünden ayrılmamız mümkün değildir. Hukukun bize el verdiği imkanlarla yapıyoruz. ‘Hukukla beraber olmayan içişleri bakanı mı olur’ dediler…”
‘Çatlasınlar, patlasınlar; muhtarlık devam edecek’
“Uyuşturucu satan satıcıyı polisimiz gördüğü andan itibaren ayaklarını kırsın” dediği için kıyametin koparıldığını belirten Soylu sözlerini şöyle sürdürdü: “Onu söylediğim zaman Türkiye’de uyuşturucudan ölen insan sayısı 941 kişiydi, şimdi uyuşturucudan ölen insan sayısı 314 kişi. 941 mi büyük 314 mü? Bana ne kadar kötü söz söylerse söylesinler, ne kadar kınarlarsa kınasınlar 914 sayısı 314 sayısından büyüktür. Bir kişi uyuşturucudan hayatını kaybetmesin, ben onların bütün kötü sözlerine talibim. O kadar basit.
Türk polis teşkilatı ve jandarmamızla nasıl çalıştığınızı, nasıl el birliği içinde bütün kötülüklerle mücadele ettiğinizi de biliyorum. Bir zaman dediler ki, ‘Bu muhtarlık kurumu kalksın.’ Burada tekrar söylüyorum. Afet, sel, yangın, salgın gördük. Ondan sonra zor zamanları gördük. Uyuşturucuyla, afetle mücadeleyi görüyoruz. Çatlasınlar patlasınlar, muhtarlık mesleği ilelebet devam edecek.”