14 Şubat 2026

Sokak köpekleri düzenlemesi: 20 yıl öncesine mi dönülecek?

‘Sokak köpeklerinin toplatılıp uyutulması’nı da öngördüğü bildirilen yasa tasarısı gündemdeki yerini koruyor.

Fotoğraf: TRT

Kulislere yansıyan bilgilere göre tasarı köpeklerin sokaktan toplatılıp 30 gün içinde sahiplendirilmesini, ancak sahiplenen çıkmazsa enjeksiyonla uyutma işlemine tabi tutulmasını öngörüyor.

Gündemdeki tasarı hayvanseverleri ayağa kaldırırken sokak köpeklerinin insan hayatanı tehdit ettiğini öne sürenleri memnun etti.

Tasarıyla değiştirilmesi beklenen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6’ncı maddesinde, ‘sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların yerel yönetimlere ait bakımevlerine götürülmesi ve belediyelerin bu hayvanların kısırlaştırma, aşılama ve rehabilite gibi işlemlerini üstlenmesi gerektiği’ belirtiliyor. İşlemleri tamamlanan hayvan alındığı yere geri bırakılmak zorunda.

Birkaç yıldır belli aralıklarla gündeme gelen sokak köpekleri tartışması geçtiğimiz günlerde alevlendi. Özellikle de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kurmaylarına “Bu sorunu çözün” dediği öne sürüldükten sonra…

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, dün, ‘çalışmanın henüz taslak aşamasında olduğunu ve önümüzdeki hafta Meclis’e getirileceğini’ duyurdu. Çelik, toplumda zıt talepler bulunduğunu söyledi.

Güvenli Sokaklar Derneği sosyal medya hesaplarından köpeklerin özellikle çocukların güvenliğini tehdit ettiğini, sokakların güvenli olmadığını savunuyor. Dernek, uzun süredir iktidara bu soruna kalıcı bir çözüm getirmesi için çağrı yapıyor.

Buna karşılık Veteriner Hekimler Derneği Başkanı Dr. Gülay Ertürk’e göre “Mevcut sorunun çözülmesi için köpeklerin toplatılıp bir barınakta tutulması, sahiplenilmezlerse de ötanazi denilen acısız ölüm yöntemiyle ortadan kaldırılmaları her şeyden önce insani değil.”

Romanya örneği

Ertürk, Avrupa’nın çok uzun zaman önce bu yöntemden vazgeçtiğine dikkat çekti.

“Dünyada 1850’lerden 1990’lara kadar en medeni değimiz ülkeler bile bu yolu denedi. Örneğin Romanya’nın başkenti Bükreş’te 2001’de sokaktaki bütün köpekler toplatılıp ötanazi dediğimiz yöntemle ortadan kaldırıldı. 2001’de Bükreş’te 70 bin civarı köpek varken bu sayı 2011’de tekrar 50 bin oldu. Oysa yine Romanya’nın Oredea kentinde 2001’de 4 bin köpek varken kısırlaştırma politikalarıyla bu sayı 2011’de 350’ye geriledi.

Köpeklerin toplatılıp kısırlaştırılması gerekiyor ama bunu geniş bir zaman yayarak yapamazsınız.
Üreme dönemlerinde, altı ay gibi kısa bir sürede mevcut sokak köpeklerinin yüzde 70’inin, özellikle de dişilerin kısırlaştırılması bu sorunu çözecek. Kanunlarımızda bu işlemler için kaynak da belirtilmiş. 2021’de revize edilen Hayvanları Koruma Kanunu’nda nüfusu 75 binin üzerinde olan belediyelerin 2022’nin sonuna kadar, nüfusu 25 binin üzerinde olanlarınsa 2024’ün sonuna kadar bakımevlerini yapmaları şartı konulmuştu. Yine aynı kanunda beldiyelerin bütçelerinin binde üçüyle beşi arasında bir oranı hayvanların rehabilitasyon işlemlerine ayırması belirtilmişti. Belediyeler bu bakımevlerini açmadı. Hayvanların kısırlaştırılması için ayrılması gereken bütçeler kullanıldı mı, tüm bunlar bir soru işareti.”

Ertürk, sokak güvenliği sorunu oluşturduğu öne sürülen köpekler için şunları söyledi:

Kanunda hayvan koruma gönüllülerinden söz ediyor. Hayvan koruma gönüllülerinin görevi sorumlu oldukları bölgelerde, mahallelerde hasta, güçsüz veya çevresine zarar veren köpekleri tespit edip bunu belediyeye, ilgili hayvan koruma kurumlarına bildirmek. Gerekenler yapıldığında sokakta başıboş hayvan olmayacak, hayvanlar sokaktaki sorumluları tarafından takip edilecek. Sorunlu olanları çıkarırsanız mevcut olanları da kısırlaştırırsanız ortada bir sorun kalmayacak. Zaten bir sokak köpeğinin ortalama ömrü üç beş yıl. Üreyemediği zaman şu an mevcut olan köpek popülasyonu da hızla gerileyecek ve zaman içerisinde de bitecektir.

‘2004 öncesine dönülür’

Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Neşe Özkanoğlu, söz konusu tasarı yasalaşırsa 20 yıl öncesine dönüleceğini söyledi:

“Basına yansıyan iddialar doğruysa 6’ncı maddenin değiştirileceği kesin. Kanunun sistematik yapısının değiştirildiğini ve 20 sene öncesine dönüldüğünü görüyoruz. 6’ncı madde 5199 sayılı Hayvan Hakları Kanunu’nun belkemiği. 5199 sayılı kanun, biz hukukçular açısından tüm hayvanları koruyan bir kanun değil, evcil hayvanları koruyan bir kanun. Bahsedilen tasarı yasalaşırsa biz 2004 öncesine döneceğiz. O dönem belediyeler tarafından hayvanların zehirlendiğini, insanların hayvanları silahla vurduğunu ve bunların suç olmadığını biliyoruz. Belki bir iki madde değişecek ama bu değişiklikleri yapmak kanunu çöpe atmak demek.

Bu madde belediyelere ‘Sahipsiz bir hayvan varsa, kısır ve aşılı değilse onu al kısırlaştır, aşısını yap ve sonra aldığın yere geri bırak’ diyor. Hayvanlar bakımevlerinde geçici olarak tutulur, kanunda barınak diye bir kavram yoktur. 5199 sayılı kanun geçicilik üzerine kurulmuştur. Ama yapılması planlanan değişiklikle belediyelere kısırlaştırma, aşılaştırma gibi yükümlülükler verilmiyor. Belediye istediği hayvanı sokaktan toplayıp götürebilecek. Bakanlığın açıkladığı rakamlara göre 3 milyon sokak hayvanı var. Bu köpeklerin sahiplenilmesi mümkün değil. Kanun teklifinde belediyenin barınak kapasitesi kadar hayvanı toplayacağı iddia ediliyor. Bu şu demek belediye 200 hayvan toplayacak, 30 gün bekleyecek sonra onları öldürecek ardından tekrar bu kadar köpeği toplayacak onlara da aynı işlemler uygulanacak. Bu da hayvanların bir ölüm döngüsüne girmesi demek.”

Özkanoğlu’na göre asıl yapılması gereken hayvan satışının ve üretiminin yasaklanması. ‘Kimsenin belediyelerin açılmayan bakımevlerinden ve yerine getirilmeyen yükümlülüklerinden’ bahsetmediğine dikkat çeken Özkanoğlu şöyle devam etti:

“Bu popülasyon bitmeyecek. Sahiplenmek ve terk etmek çok kolay, sokağa hayvan terk etmenin hiçbir cezası yok. Üretim yasal, satış yasal. Hayvan popülasyonu sürekli artsın ama biz onların canını 10 dakika içerisinde alalım. Ben bunu kabul etmiyorum, Türk halkının da kabul edeceğini sanmıyorum.”

‘Yaşam için Yasa İnisiyatifi‘nden hayvan hakları savunucusu Güliz Gündüz, planlanan düzenlenmenin kabul edilebilir olmadığını söyledi. Hayvanların da insanlar gibi acı çeken, rüya gören canlılar olduğunu söyleyen Gündüz şöyle konuştu:

“Üretim ve satış devam ettikçe belediyeler tarafından toplanan o hayvanların sahiplenilmeyeceğini biliyoruz. Zaten hayvanlar sokağa terk edildiği için sokakta da hayvan bitmeyecek. Bizler bu işin tek bir çözümün olduğunu söylüyoruz: O da kısırlaştırma. 20 yıldır bu sorunu çözememiş bir yönetimin bunu bir ayda çözeceği iddiası inandırıcı değil, bizi yıllarca sürecek bir katliamın tanığı yapmaya çalışıyorlar; bunu kabul etmedik, etmeyeceğiz de.”

Zeynep Altıok Akatlı: Sayısız can için dudak oynatmayan Cumhurbaşkanı için en önemli gündem sokak köpekleri

Faik ölümden döndü, peki Kemik’le Pablo’ya ne oldu?

Sokak hayvanlarını ‘uyutacak’ düzenleme geliyor

Avrupa’da sokak hayvanlarına yönelik uygulamalar

Danıştay sokak köpeği saldırısında valilik ve belediyeleri sorumlu tuttu

Hayvanların toplatılmasına karşı eylem: Mahallenin köpeği benim köpeğim

Yüzlerce sokak köpeği için açlık grevinde