Tıpta uzmanlık eğitimine Kanada standardı 

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin uzmanlık eğitimi Royal College of Physicians and Surgeons of Canada (RCPSC) tarafından akredite edildi. Bu akreditasyon uzmanlık eğitiminin uluslararası standartlara uyumlu olduğu anlamına geliyor.

Fotoğraf: Diken

Fakültenin akreditasyon süreci yaklaşık yedi yıl önce başladı.

Kanada’nın tıp alanındaki en önemli mesleki kurumlarından biri olan RCPSC, ülkedeki tıp fakülteleri ve eğitim hastanelerindeki uzmanlık programlarının içeriğini ve kalitesini belirliyor. Uzmanlık eğitim programlarını denetliyor ve akredite ediyor.

‘Kanada standardı’nda eğitim

16 yıldır tıp, 10 yıldır da uzmanlık eğitimi veren Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye’de, RCPSC tarafından akretide edilen ilk kurum oldu. Akreditasyon uzmanlık eğitim altyapısının, öğretim üyelerinin, değerlendirme yöntemlerinin Kanada standartlarına uyduğunu gösteriyor.

Akreditasyon, uluslararası saygınlığın yanı sıra ‘hesap verilebilirlik’ anlamına da geliyor. ‘Yetkinlik’ temelli modele geçerek, asistan hekimlerin bir programı yalnızca tamamlaması değil, mesleklerini ‘ustalıkla’ icra etmesi güvenceye alınıyor.

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıpta Uzmanlık ve Yan Dal Eğitimi Komitesi Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Arıkan akreditasyonun nihai bir varış noktası değil, sürekli gelişimin başlangıcı olduğunu söyledi. Buna göre uzmanlık eğitimi sürekli izlenecek ve değerlendirilecek.

Uzmanlık eğitiminin yalnızca bilgi ve teknik becerilerin kazanılmasını değil, mesleki sorumluluğu, etik duruşu ve yaşam boyu öğrenmeyi de kapsadığını belirten Arıkan törenden sonra Diken’in sorularını yanıtladı.

Arıkan her standart ve geliştirdikleri her politikanın tek bir amacı olduğunu söyledi: “O da eğitim. Hedefimiz, bu akreditasyonun getirdiği sorumluluğu eğitim programlarımızın kültürü ve kalitesiyle taşımak. En önemlisi, topluma en üst düzeyde hizmet edecek yetkin, etik ve hasta odaklı hekimler yetiştirmeye devam etmek.”

Fotoğraf: Diken

‘Sürekli öğrenme için bu yola girdik’

Türkiye’de tıp eğitimini akredite ettiren kurumlar var. Ancak uzmanlık eğitimi bazı kurumlarda sorun. Yeterli donanım ve sayıda eğitici, fiziki altyapı, eğitim standardı yok maalesef.

Arıkan uluslararası standartlarda, ülke ihtiyaçlarına yanıt verecek klinik uzmanları yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti: “Sadece anlık bir değerlendirme değil bu. Her an bir basamak ekleyerek, öğrenmenin sürekli bir hale getirilmesi için bu yola girdik.

Mezuniyet sonrası eğitim programımız 2018’in sonunda başladı. İlk öğrencilerimizi 2018’de aldık. Dolayısıyla mezuniyet sonrası eğitimde yeni bir üniversiteyiz.

Fakat avantajımız şu, farklı üniversitelerden gelen, klinik yapan ve eğitime katkı sağlayan 400’ün üzerinde öğretim üyelerimiz var.

Aldığımız öğrenci sayısı Sağlık Bakanlığı’nca belirleniyor. Şu anda bizde bazı kliniklerde asistan başına dört-beş öğretim üyesi düşüyor. Bizimle birebir pratik yapıyor, eğitim alıyorlar.”

“Avrupa da bu sisteme geçmeye çalışıyor”

Bazı vakıf üniversitelerinde, tıp ve uzmanlık eğitimi öğrencileri yeterli sayı ve çeşitlilikte hastayla karşılaşmıyor.

Öğrencilerinin yeterli çeşitlilikte hasta görüp görmediklerini sorduğumuz Arıkan, şöyle yanıtladı: “Hasta çeşitliliği kliniklere göre değişse de aslında üçüncü düzey hasta (ileri düzey tedavi gerektiren, daha zor hastalıkları olan) çok fazla.

Bizim bu konudaki sıkıntımız daha standart hastanın daha az gelmesiydi. Ancak yıllar içinde o da arttı. Şu an için öyle bir sıkıntımız yok.”

Arıkan’a neden Kanada’daki bir kuruma akredite olmayı tercih ettiklerini de sorduk. Arıkan Avrupa’da böyle bir sistem bulunmadığını söyledi: “Amerika ve Kanada’da var. Şu anda Avrupa’da bu sisteme geçmeye çalışıyor. Kanada’da eğitim gören hocalarımızın öncülüğüyle bu oldu.”

Fakültede düzenlenen törende konuşan Koç Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Funda Yağcı Acar “Tıp fakültemizin akredite edilmesiyle, bir hayalden uluslararası düzeyde kabul görmüş bir altın standarda ulaştık. Biz bu yarışa sadece katılmadık, Türkiye’de parkurun yeniden tanımlanması için de çalışıyoruz” dedi.

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Ata’ysa şöyle konuştu: “Bu süreç gerçekleşti, ama bitmedi. Bu hâlâ bir yolculuk. Akreditasyon yalnızca bir belgelendirme süreci değil, uzmanlık eğitiminin tüm bileşenlerinde hayata geçirilen yapısal ve sürdürülebilir kalite dönüşümünün uluslararası düzeyde tescillenmesi.”

Açılan üç tıpta uzmanlık kontenjanlarından biri boş kalıyor