Yüzlerce sokak köpeği için açlık grevinde

EFE SÖNMEZ / efesonmez@diken.com.tr

Bağımsız Patiler Derneği Başkanı Ayşe Köse, yüzlerce sokak hayvanı için başladığı açlık grevine devam ediyor. Köse’nin Bilecik’in Gölpazarı belediyesinden dört talebi var. Belediye başkanı ise maddi imkansızlıklardan dertli.

Fotoğraf: golpazari.bel.tr

Marmara Bölgesi’nin güneydoğusunda yer alan Bilecik’in Gölpazarı ilçesi, yaklaşık 9 bin 500 nüfusa sahip. İstanbul’a üç saat uzaklıkta. Bu küçük ilçede yaklaşık 1000, evet 1000 sokak köpeği bulunuyor.

48 yaşındaki Ayşe Köse, kirada oturduğu iki katlı evinin üst katında yaşıyor. Alt kat ile bahçe, yaklaşık 70 köpeğin daimi evi olmuş durumda. Yemek saatlerinde evde toplanan köpek sayısı 250’yi buluyor.

Köpekleri beslemek için her gün yedi paket mama almak gerekiyor. Bunun üçü bağışlarla, geri kalanı ise dernek yönetimi tarafından karşılanıyor.

Eylemini sürdürüyor

Ayşe Köse

Köse, 24 Mart’ta kendisine ait evde açlık grevine başladı. Dernek başkanı, bir yandan eylemini sürdürürken, diğer yandan köpekleri beslemeye devam ediyor.

Köse, yalnızca su, şeker ve şekerli su kullanıyor. Açlık grevinin beşinci gününden sonra durumu kötüleşmeye başlamış: “Yolumuzda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.”

Dört talebi var

Bağımsız Patiler Derneği’nin yöneticilerinden Alperen Çulha, açlık grevindeki amacın açık ve net olduğunu, belediyeye 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na uygun davranma çağrısı yapıldığını söylüyor.

Çulha, taleplerini şöyle sıralıyor: “Beslenme desteği yapmaları lazım. Bunun gönüllü işbirliği ve koordinasyonuyla yapılmasını da istiyor yasa… Kısırlaştırma yapın, sayılar çoğalmasın. Zaten çok. En azından çoğalmasının önüne geçiniz. Kısırlaştırma çalışması maalesef yapılmıyor. Tedaviler için biz yetişebilirsek, araç bulabilirsek, koordinasyon sağlayabilirsek 3-4 saatlik yolla İstanbul’a getirmek zorunda kalıyoruz. Belediyeden araç desteği alamıyoruz. Söz vermişlerdi ancak araç tahsisi yapmadılar. Barınma… Belediye tahsis etmek durumunda, kendi bünyesinde yapmak gibi yasal zorunluluğu var. Dört maddeyi istedik, yerine getirilmedi.”

‘Gerekçe inandırıcı değil’

Köse’nin beslediği köpekler…

Çulha, altı yıldır bu taleplerin dile getirildiğini ifade ediyor: “İktidara ait bir belediye. Her nimetten ödenekten faydalanıyor. Bütçesizlik adı altında gerekçe sunması bize inandırıcı gelmiyor.”

İBB devreye girmiş

Çulha’nın aktardığına göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sivil Toplum Kuruluşları Koordinatörlüğü, bugün Köse’yi arayarak durum hakkında bilgi almış ve “Neye ihtiyacınız var” diye sormuş. Ancak İBB’nin desteğinin kapsamında neler olduğu bilinmiyor.

Söz belediye başkanında

Gölpazarı Belediye Başkanı Hayri Suer, ilçede 1000’den fazla sokak köpeğinin bulunduğunu, sürekli olarak çevre yerleşim birimlerinden ilçe merkezine köpeklerin getirildiğini, bunların beslenmesi ve bakımında zorlandıklarını dile getiriyor.

Suer, maddi olarak buna güçlerinin yetmediğini belirterek, “Sonuçta her şey bütçe, imkan çerçevesinde…” diyor. Belediye başkanı, Köse’yle sürekli görüştüğünü, mama ve kısırlaştırma desteği verildiğini aktarıyor ama ekliyor: “Bunun sonu yok.”

Suer, şöyle devam ediyor: “Tüm hayvansever arkadaşlar bu kısırlaştırmaya takmış durumda. Ben de diyorum ki; ‘Gelin bu 500 hayvanı kısırlaştıralım Gölpazarı’nda…’ Çevre ilçelerdekileri kim kısırlaştıracak? Bana köpek oradan geliyor.”

Başkan, Türkiye çapında kısırlaştırma önererek, ilçede kısırlaştırmanın mutlaka faydası olacağını ancak bunun ‘hissedilir bir fayda’ olmayacağını kaydediyor. “Buranın en büyük problemi, her gün köpek bırakılması. Valilik de işin içine girecek, özel idare de devreye girecek, diğer kurumlar da girecek… Bulmuşsunuz Gölpazarı Belediyesi’ni, vurun abalıya… Bütçemiz yok, böyle bir gelirimiz yok, hangi parayla… Mazotumu zor alıyorum… Biz de arıyoruz İstanbul’daki hayvanseverleri, ‘Bize destek olun’ diye ama…”

Suer, Gölpazarı’ndaki hayvan popülasyonunun artmasında kısırlaştırmanın değil çevreden hayvan bırakılmasının etkisi bulunduğu görüşünde. Salı günleri pazar kurulduğunu, yavru köpeklerin çuvallara konularak ilçeye salındığını kaydediyor.

‘Hayatı felç etti’

Hayri Suer (Fotoğraf: Facebook)

Suer, şöyle devam ediyor: “Bu köpek sorunu hayatı felç etmiş durumda, ilçenin en büyük sorunu. Gelin vatandaşla bir konuşun, köpeklerle ilgili şikayetlerini dinleyin… Sitemlerini bir dinleyin. Ben çaresiz kaldım, inan ki çözemiyorum. Çözüm noktasında ne diyorsanız yapalım. Gerçekten yapalım, ben çözümden kaçmıyorum. Zor bir konu, insanlar da bunalmış durumdalar.”

Başkan, yardımseverlerin desteğine ve bu işi için bütçesi olan insanların kendilerine yardım etmelerine karşı olmadığını belirterek, “Bunu sadece belediyeye yüklersek bunun altından kalkamayız” diyor: “Sokaklarda sokak hayvanı olacak, kesinlikle olacak. Benim de köpeklerim var, köyde ben de besliyorum, bir tanesi sokak köpeği. Bunun bir sınırı var. Bir sokakta üç-dört köpek olur ama 20-30 olmaz.”

Bizi neden hedef gösteriyor?’

Suer’in Köse’nin açlık grevine dair sözleri şöyle: “Bizi gündeme getirmesi, hedef göstermesi ona ne sağlayacak ki? Bizi neden hedef gösteriyor, onu anlamıyorum. Ayşe hanım diyor ki; ‘Her gün bana bu kadar et getireceksin, mama getireceksin.’ Her gün 15 koli tavuk getirecekmişim… Benim yerimde olsanız bunu verebilir misiniz? ‘Başkan bana 15 koli tavuk getirmedi, ben açlık grevine giriyorum.’ Bu doğru bir tarz mı, üslup mu?”

Suer, daha önce belediyenin Köse’ye açtığı davadan kendi döneminde vazgeçildiğini, ayrıca Köse’nin kendisini araması sonrası, evin önündeki hayvana araç çarptığında tedavi için Bursa ve Eskişehir’e de götürüldüğünü sözlerine ekliyor.