Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yedi yıl önce Davos zirvesi esnasında “Öldürmeye gelince siz çocukları öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” diyerek çıkıştığı İsrail eski başbakanı Şimon Peres, iki ülke arasında imzalanan anlaşmayı olumlu bulduğunu ve hep barıştan yana olduğunu söyledi.

Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Şimon Peres, Davos zirvesinde yaşanan krizden dolayı Erdoğan’a kırgınlığı olmadığını ve geleceğe bakmak istediğini söyledi.
İsrail ile Türkiye arasında varılan anlaşmanın, geç olsa da doğru bir karar olduğunu söyleyen Peres, “Devamlı geçmişe takılı yaşayamazsınız. Geçmiş ölüdür ve değiştiremezsiniz. Enerjinizi ve zamanınızı çocuklarınız için geleceği planlamaya harcayın. Uzun tarihleri ve derin kültürleri olan iki ülkenin barış içinde yaşamamaları için hiçbir sebep yok. İki tarafın da kolay olmayan birtakım adımlar atması gerekiyordu. Adımlara değil de sonuca bakın. Daha önce neredeydik, şimdi neredeyiz? Mesele bu. Ben Türkiye ile İsrail’in doğru zamanda, doğru anlaşmayı yaptığına inanıyorum” dedi.
İsrail’de anlaşmayı ‘teslimiyet’ olarak tanımlayan eleştiriler hakkındaysa Peres, her iki tarafın da kazandığını gözlediğini dile getirdi: “Barış için tavizler de verirsiniz gerektiğinde. Tavizler verilerek ulaşılan bir barış, uzlaşmaz bir dünyaya yeğdir. Burada barışın karşısındaki seçenek teröre prim vermektir. Bir karar vermeniz gerekiyor. Herkesin de kendine sorması gereken soru; barışın bedeli değil, barışın taşıdığı değerdir.”
Anlaşma sürecinde kaybedilen iki yıl için üzgün olduğunu ifade eden Peres, İsrail’in Gazze halkının zarar görmesini istediğinin sananlar olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Biz de onların mutlu olmasını istiyoruz. Bu nedenle de Gazze’den çıktık onları kendileriyle özgür bıraktık. Barış mutlu sonla başlamaz, barış mutsuz bir başlangıçtır. Tünellerin inşasına son vermek, bize füze atmayı bırakmak, çocuklarımızı öldürmekten vazgeçmek onların ellerinde. Bizim Türkiye’nin Hamas’a yardım etmesiyle bir sorunumuz yok. Ama eğer gerçekten Gazze’ye yardım etmek istiyorsanız, saldırılarına son vermelerini söylemelisiniz. Zaten İsrail’i vuruyor olmasalardı, gemiler de, yardım da doğrudan Gazze’ye giderdi.”
Türkiye’nin dışarıdaki teröre karşı da hassasiyet içinde olması lazım

Anlaşmanın imzasından sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Hamas lideri Halid Meşal ve Mahmud Abbas ile istişare içinde olduklarını açıklaması hakkında da Peres, Erdoğan’ın gerçekten yardım etmek istiyorsa Hamas’ı İsrail’i vurmaktan vazgeçirmesi gerektiğini söyledi: “Hem Türkiye, hem de biz terörden çok çekiyoruz. Türkiye elbette kendi ülkesinde terörle mücadele edecek, biz de burada. Ancak Türkiye’nin dışarıdaki teröre karşı da aynı hassasiyet içinde olması lazım, çünkü terör sadece sizin ya da bizim için değil bütün insanlık için tehlikelidir. İnsanların kafalarının kesilmesini onaylayan hiçbir din yoktur.”
Peres, Erdoğan’ın Mavi Marmara seferini organize eden İHH’ya sarf ettiği ‘Bana mı sordunuz, izin mi aldınız?’ sözlerini de ‘sevindirici’ bulduğunu söyledi.
‘Erdoğan’a kırgınlığım yok’
Erdoğan’ın yedi yıl önde Davos’ta kendisine yaptığı ‘one minute’ çıkışı hakkında da, kırgınlığı olmadığını ifade etti ve “Geleceği değiştirebilmeniz için geçmişle boşanmanız şart. Hayal kurabilmelisiniz. Hafızamın geleceğimi yönetmesi gerektiğini düşünmüyorum. Yağmurlu bir günü neden hatırlayayım? Güneşli günler gelecek, ilişkilerimizin çok gelişeceğine inanıyorum” dedi.
Türkiye’nin İsrail-Filistin barışı için olası rolü hakkında iyimser olduğunu belirten Peres, şöyle devam etti: “Biz iki Arap ülkesiyle barış içinde yaşamayı başardık; Mısır ve Ürdün. Filistinlilerle niye barış içinde yaşayamayalım? İnanıyorum ki sonuçta Filistinliler içinde de barış isteyen taraf kazanacak. Demem o ki barıştan yana olmak sadece benim ya da Türkiye’nin pozisyonu olmamalı, insanlığın dayattığı pozisyon budur.”