Bugünkü yüksek faizleri yalnız merkez bankalarıyla açıklamak eksik kalır.
ABD’nin yüksek kamu borcu ve bütçe açıkları daha fazla tahvil arzı yaratıyor. Avrupa savunma ve altyapı yatırımlarını artırıyor. Enerji dönüşümü yüz milyarlarca dolar sermaye gerektiriyor. Teknoloji şirketleri ise AI veri merkezleri, çipler ve enerji altyapısı için devasa finansman arıyor.
Aynı sermaye havuzunun başında artık devletler, teknoloji şirketleri, enerji yatırımları ve gelişmekte olan ülkeler var.
Para bitmedi. Fakat ucuz para için rekabet sertleşti.
Petrol sadece depoyu değil, faizi de pahalandırıyor
Enerji şoku bu baskıyı büyütüyor. Petrolün yüksek seviyelerde kalması yalnız akaryakıtı değil; navlun, plastik, gübre, kimya ve üretim maliyetlerini de artırıyor.
Mekanizma basit:
Petrol ↑ → Enflasyon ↑ → Faiz indirimi alanı ↓ → Tahvil faizi ↑ → WACC ↑ → Yatırım ↓
Petrol birkaç ay içinde yeniden gerileyebilir. Fakat enerji şoku küresel risksiz faizi uzun süre yüksek tutarsa yatırım kararları yıllarca etkilenebilir.
Türkiye’de denklem daha sert
Türkiye açısından mesele çok daha somut.
TCMB 10 Eylül’de politika faizini %37’de sabit tuttu.
Banka aynı açıklamada iç talebin zayıf seyrettiğini, buna karşın yüksek enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtti.
Yani Türkiye aynı anda iki zıt baskıyla karşı karşıya:
Büyüme ve iç talep zayıflıyor → faiz indirimi ihtiyacı artıyor.
Ama:
Enerji ve dış fiyat baskısı yükseliyor → faiz indirimi alanı daralıyor.
Üstelik TCMB’nin Eylül Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu enflasyon beklentisi %29,61, yıl sonu USD/TL beklentisi 51,57, 2026 büyüme beklentisi ise %3,0 seviyesinde. 12 ay sonrası kur beklentisi 58,60 TL.
Bu rakamlar Türk şirketinin 2027 bütçesine doğrudan giriyor.
Örneğin bugün 100 milyon dolar döviz açık pozisyonu bulunan bir şirket için USD/TL’nin 48 yerine 52 olması yaklaşık 400 milyon TL ilave bilanço etkisi yaratır.
Yıllık 2 milyar TL işletme sermayesi finansmanı kullanan bir şirketin kredi maliyetinin 5 puan daha yüksek kalması ise yaklaşık 100 milyon TL ilave yıllık finansman gideri demektir.
Dolayısıyla “TCMB birkaç puan faiz indirirse şirket rahatlar” yaklaşımı fazla basit kalıyor.