Butlan yönetimi her hafta taksit taksit partiyi küçültüyor. Seçilmemiş MYK, tamamı seçilmiş görevlileri görevinden alıyor. Toplumda Kılıçdaroğlu ve ekibine yönelik öfke dinmiyor. Şöyle bir örnek verelim: Kılıçdaroğlu’nun yardımcılarından birisi, kurucusu olduğu bir sendikadan başka bir kurucunun çocuğunun düğününe gidiyor. Düğün sahibinin dışında kimse tokalaşmıyor. Oturmak için yöneldiği masada oturanlar masadan kalkıyor, selamlaşmıyor. Tek başına kalan genel başkan yardımcısı bir süre oturuyor ve salondan ayrılmak zorunda kalıyor. İsteyene benzer birçok örneği anlatabiliriz.
Kılıçdaroğlu ekibi sokağa çıkamıyor. Bazı kesimler Erdoğan sonrası durumu sorgularken CHP’de çok sayıda isim de Kılıçdaroğlu sonrası için kendisine genel başkanlık rolü biçiyor. Bu isimler, Kılıçdaroğlu gerçeğini unutup Özel’in olmadığı bir CHP’yi, hedefe ulaşmak için en kolay yol olarak görüyorlar. Ancak çoğu siyasi hırsıyla genel başkanlık hedefine motive oluyor. Yeni partinin kurulmasının ardından geriye kalan CHP’de bu hırslar yeni rekabetleri ve karşıtlıkları beraberinde getirecek gibi.
Bir de iktidarın durumu var. Kamuoyunun Özel’e ilgisini, bir de yeni parti kurulduktan sonra görmek istiyorlar. Bir umutları, yeni partinin programına, kadrolarına bir tepki oluşacağı, hiç olmazsa bu nedenle Kılıçdaroğlu CHP’sinin barajı yakalama şansının doğması yönünde. Ancak içeride de durum pek iyi değil. İktidara muhalif olarak görenler, ağır baskı altında olduklarını hep söylerlerdi. Şimdi aynı duygu ve korku eski AKP kadrolarında da baş göstermiş durumda. “Tweet atmaya korkuyorum” diyenlere rastladık.