Serpil Çevikcan: İhsanoğlu'nun, aday olması halinde Erdoğan karşısında şansının çok az olduğu kesin

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Kılıçdaroğlu, İhsanoğlu tercihinin, MHP ve muhafazakâr seçmenden getireceği oyun, milletvekili grubu ve CHP seçmeninin bir bölümünde yaratacağı tepkinin götüreceği oydan fazla olacağına inanıyor. 30 Mart yerel seçimlerinde Ankara’da Mansur Yavaş’la denenen modelin ulaştığı oy potansiyeli etkili olmuşa benziyor.

CHP ve MHP’nin İhsanoğlu tercihi, cumhurbaşkanını ilk kez halk seçecek olmasına karşın, iki parti açısından geleneksel cumhurbaşkanlığı algısına uygun bir yaklaşımı da yansıtıyor. CHP ve MHP, aday olursa, Başbakan Erdoğan’ın güçlü ve köşeli kampanyasının karşısına, siyaset dışından gelen mutedil ve yıpranmamış bir ismi çıkararak sonuç almayı hedefliyor. Bu nedenle, önümüzdeki iki ayın miting meydanlarında ateşi yüksek bir kampanyalar savaşı olarak geçmesini beklemek çok gerçekçi olmaz.

Uluslararası tanınmışlığı yüksek seviyede, ancak iç kamuoyu açısından tanınırlığı düşük bir isim olan İhsanoğlu’nun, aday olması halinde Erdoğan karşısında şansının çok az olduğu kesin. Ancak, onun kaybetmesi ne CHP’li ne de MHP’li bir adayın kaybetmesi anlamına gelmeyecek. CHP ve MHP’nin başına çektiği muhalefet bloğu, Erdoğan’ın karşısına, Erdoğan’ın alışık olmadığı bir sürprizle çıkmış durumda.

Serpil Çevikcan’ın yazısı