Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Eğer enflasyon emirle düşseydi, emreder; düşürürdük. “TÜİK varken kim korkar enflasyondan” diyen algı mühendisleri de bir neticeye varmadı. Faizi düşürebiliyoruz fakat enflasyon direndikçe direniyor, ayak sürtüyor, düşmemekte ısrar ediyor. Zira enflasyon artık bir sosyo-psikoloji olmuş.
Burada antienflasyonist politikaların olmayışı, hükümetin vatandaşa “düşeceğine dair” umut veremeyişi ve piyasa aktörlerinin enflasyon külfetini bir başkasına devretme kolaylığı büyük etken. Oysa son 5 yılda enflasyon için verilen sözler tutulsaydı, çoktan gerçekleşmiş ve tek haneye indirilmişti bile…
Neden direniyor?
En önemli etken, bütçe açığı… Kamunun doludizgin harcamaları… Kamuflasyon olgusu… İki farklı yönden tehdit taşıyor kamuflasyon; 1-Kamu, kendisi zam yaparak azdırıyor, 2-TÜİK kamufle ederek endeksten zam, ücretliden artış kaçırıyor. Kamu perhiz yapmazsa enflasyon neden zayıflasın ki…