Son 40-50 yıldır çocuklukla toplumun kurduğu ilişki hızla değişti. Şimdi çocukluk sadece üretken ömre zorunlu bir hazırlık dönemi gibi algılanıyor. Bu dönemin mümkün olduğunca kısaltılması zamanın ruhuna uygun (ancak insanlığın kendisine uygun olmayan) bir adım oluyor.
Çocuk artık oyun ve paylaşım aracılığıyla kişiliği oturtulacak bir insan adayı değildir, çocuk artık sonrasında daha üretken, daha kazançlı bir varlık olsun diye hazırlanan bir yatırım aracıdır. Ve kuşkusuz artık diğer çocuklar birer rakiptir, birer yoldaş, arkadaş değildirler. Diğerinin rakip olarak kabul edilmesiyle tehdit olarak kabul edilmesi arasındaki mesafe sanıldığından kısadır, fark edemediler.
Çocukluk toplumun kurulduğu momenttir, çocukluğu yok ederseniz toplumu da yok edersiniz. Nitekim artık toplum bir ormandır, çocuklukları alınmış çocuklar ise erken yaşta orman yasasını öğrenmekteler, erken yaşlarda yaşam onlar için giderek bir varoluş mücadelesine dönüşmektedir. Moral ve fiziksel olarak hazır olmadıkları bu meydan okuma onları bir yok etme makinesine dönüştürmektedir. Hikaye budur.