Bugün en büyük ihtiyacımız umudu yeniden örgütlemektir.
Yıllardır toplumun üzerine çöken umutsuzluk, siyasal iktidarın en güçlü dayanaklarından biri haline getirildi. “Hiçbir şey değişmez” duygusu, toplumsal mücadeleyi felç eden görünmez bir duvara dönüştürüldü.
Oysa hiçbir siyasal düzen toplumdan bağımsız değildir.
Hiçbir iktidar sonsuz da değildir.
Ve hiçbir baskı düzeni, karşısında örgütlü, kararlı ve birleşik bir toplum olduğunda uzun süre ayakta kalamaz.
Şimdi yapılması gereken, birbirimize “Senin mücadelen benim mücadelem değil” demek yerine, “Senin mücadelen benim de meselem” diyebilmektir.
Yan yana gelmek tam da budur.
Bugün ülkemizin ihtiyacı, birbirinden kopuk itirazların toplamı değil, ortak bir siyasal iradeye dönüşmüş birleşik bir toplumsal güçtür.
Bu yüzden “Yan yana” demek yalnızca bir çağrı değildir.
Bir sorumluluktur.
Bir cesaret meselesidir.