Mehmet (Şimşek) beyin “yönetilebilir” dediği tablo, aslında bir uçurumun kenarında freni patlamış ve serbest düşüşe geçmek üzere olan bir kamyonun frenine basmaya çalışmaktır.
Dış ticaret açığı patlamış iken, sanayi ithalata prangalanmış iken ve döviz ihtiyacı hayati bir krize dönüşmüş iken; Londra’daki sunumlar sadece Andersen’den masallardır.
Bu yapısal çürümüşlük ve yanlış politikalar değişmediği sürece, o çok güvenilen sıcak para baronları, bir noktada içinizden geçiverirler.
Ve o gün geldiğinde mesele artık bir “piyasa dalgalanması” değil, toplumun tüm kesimlerini yoksulluğa mahkûm edecek yıkıcı bir kur şoku ve ekonomik enkaz olur.
Unutmayın;
Mehmet bey, gerçekleri ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın, matematik asla yalan söylemez.