Altının hareketleri gerilen bir yay gibi.
Önce geri çekiliyor, sonra hızla ileri fırlıyor.
Anlayacağınız, bugünlerde “ilk şok” yani “yayın gerilme” sürecindeyiz.
Sonraki aşama ise “fırlama” olacak.
Altında bugün yaşanan hikâye sadece geçmişle sınırlı değil elbet.
Artık yeni katalizörler de devrede.
Fed ve faiz korkusuyla Batı’daki yatırımcı altın satarken; Çin, Hindistan ve Rusya gibi dev ekonomilerin merkez bankaları rekor seviyelerde fiziksel altın istiflemeye devam ediyor.
Üstelik onlarınki sadece bir yatırım değil, bir “jeopolitik bağımsızlık” hamlesi.
Dolar rezervlerine olan güven azaldıkça, Doğu bloku sistemin dışına çıkmak için altını bir kalkan gibi kullanıyor.
Bu stratejik talep, fiyatlarda sarsılmaz bir “taban” oluşturuyor.
Önümüzdeki ilk 3 ayda; petrol şoku ve doların hakimiyetiyle altın bir süre baskı altında kalmaya devam edebilir. Ancak bu dönem, altın toplamak için büyük bir fırsat penceresi olacaktır.
Velhasıl;
Altının hikâyesi bitmedi, yeni başlıyor.