Sedat Ergin:  Suriye'de bir dizi sürprize hazır olmamız gerekiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Fotoğrafın tümüne baktığımızda, pek çok aktörün sahaya yayıldığı Suriye coğrafyasında farklı alanlarda son derece karmaşık dinamiklerin aynı anda işlemekte olduğunu görüyoruz.

Rejim iyice güçten düşerek güneye Şam’a doğru çekilirken, silahlı muhalefetin yayıldığı nüfuz bölgesi her gün biraz daha genişlemektedir. Türkiye de Suriye Milli Ordusu (SMO/ÖSO) aracılığıyla kuzeyde Fırat’ın batısındaki alanda PKK uzantısı YPG’nin hareket alanını daha da daraltarak, örgütün Tel Rifat’tan çıkartılmasından sonra dikkatlerini bu kez Menbiç’e doğru çevirmiştir.

Bu arada, DEAŞ’ın rejimin ülkenin güneyinde Fırat’ın batısında kalan çöl bölgesindeki bazı yerleşimlerden çekilmesinden yararlanarak ortaya çıkan boşlukları doldurmaya çalıştığına dair haberler yayılıyor.

Buna benzer bir durum da ülkenin doğusunda Deyrizor şehir merkezinde farklı bir aktörle yaşanmıştır. Deyrizor merkezi Esad rejimi ve İran destekli milislerin kontrolündeydi. Sahadan gelen haberlere göre, rejimin çekilmesinden sonra buraya da PKK uzantısı YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) girmiştir.

Bütün bu tablo içinde HTŞ’nin lideri Ebu Muhammed El Colani, dün CNN International’da mülakata çıkıp, muzaffer bir konumda Amerikan kamuoyuna ve uluslararası camiaya ılımlı mesajlar vererek kendisini Suriye’nin yeni aktörlerinden biri olarak takdim etmiştir.

El Colani’nin bu mülakatında HTŞ’nin kendisini “her an fesh edebileceği” yolundaki sözleri önümüzdeki günlerde Suriye’deki muhalefet cephesinde sürpriz yapılanmaların gündeme gelebileceğine işaret ediyor.

Bu gelişmelerden anlamamız gereken, önümüzdeki günlerde Suriye’de daha bir dizi sürprize hazır olmamız gerektiğidir.

Suriye’deki krizin kapsamlı bir muhasebesini yapmak, önde gelen aktörlerin
kazanımlarını değerlendirebilmek için galiba yaşanan altüst oluşun bir noktada durulup, yeni bir statükonun belirmesini beklemeliyiz. Olayların akışkanlığına baktığımızda henüz bu noktaya gelmediğimizi söyleyebiliriz.

Kuşkusuz, herkesin masadaki pazarlık pozisyonu, çatışmaların bir şekilde durduğu noktada kazanımların ya da kayıpların derecesine, sahadaki gücüne göre belli olacaktır. Akdeniz’e çıkışını kaybetmiş, güneyde sıkışmış bir Esad’ın müzakere gücünün artık ciddi derecede zayıflamış olacağını kabul etmek gerekir.