Sedat Ergin: Koşulları I. Dünya Savaşı'nın öncesindeki döneme benzeten çok yorumcu var

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bir süper gücün liderinin dünya barışını en hayati derecede ilgilendiren bir konuyu ele alırken başvurduğu yöntem ve kullandığı üsluba baktığımızda, artık uzmanlığın, bilginin anlamının kalmadığı, sağduyunun, diplomasinin tümüyle iflas ettiği bir eşiğe geldiğimizi kabul etmeliyiz. Bugünlerde sanki bir fantezi evreninin içinde yol alıyoruz.

Bütün dünyayı diken üstünde oturtan bu gelişmede olabilecek en kötü durum senaryolarını da hesaba katmak zorundayız. Rusya açıkladığı şekilde ABD’nin ateşleyeceği füzeleri düşürürse, Suriye üzerindeki bu anlaşmazlık birden yerküreyi bir ABD-Rusya askeri çatışmasının alevleri içine atmaz mı?

Galiba Soğuk Savaş yıllarında bile karşılaşmadığımız türden bir büyük çatışma riski zemin kazanıyor üzerinde yaşadığımız gezegende. Bu durumda Soğuk Savaş yıllarının karşılıklı caydırıcılığın getirdiği bir hayli öngörülebilir ve emniyetli bir dünya olduğuna hükmetmemiz gerekecek.

İçinde bulunduğumuz koşulları Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının hemen öncesindeki döneme benzeten pek çok yorumcu var. Bu savaş bir suikastla tetiklenmiş ve çatışmalar kısa zamanda Avrupa kıtasından Kuzey Afrika’ya, oradan Ortadoğu’ya, Kafkasya’ya kadar pek çok cepheye yayılan bir ‘cihan harbi’ne dönüşmüştü.

Sedat Ergin’in yazısı