İdlib’deki temel sorun, burada üslenmiş muhalif gruplar içinde El Kaide’nin Suriye kolu olan Heyet Tahrir Üş Şam’ın (HTŞ) başat aktör olmasıdır. İdlib’de üstlenilen sorumluluk, kaçınılmaz olarak Türkiye ile HTŞ arasındaki ilişkinin nasıl seyredeceği sorusunu gündeme getiriyor.
Aslına bakıldığında, Türkiye’nin askeri gözlem noktaları üzerinden İdlib’deki varlığı ve Rusya ile İran’ın benzer yükümlülükleri, Esad rejimini caydırabildiği ölçüde HTŞ’nin de nefes alabilmesi sonucunu yaratıyor. Ancak HTŞ’nin BM Güvenlik Konseyi kararlarında Suriye’deki terör örgütleri arasında sayılıyor olması ortaya çıkan açmazın bir başka boyutunu oluşturuyor.
Ayrıca, sınırın yanı başında El Kaide uzantılarıyla komşu olarak yaşayacak olmanın yaratacağı sorunlarla nasıl baş edileceği sorusu, uzun dönemli baş ağrıtıcı bir meseleyi de Türkiye’nin önüne getiriyor.