Sedat Başkavak: Şimşek'in anlattığı tarım masalının sonunda gökten üç elma değil, üç kağıt düşüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Mehmet Şimşek gıda enflasyonunun düşmesi, tarımın desteklenmesi ve üretimin artırılmasından geçiyor derken amaçlarının bir taraftan üreticinin emeğinin hak ettiği değeri bulması, diğer taraftan da vatandaşların güvenli ve kaliteli gıdaya makul fiyatlarla ulaşması olduğunu söyledi.

“Tarım desteklerini artırarak üretimi artıracağız” diyor ama destekler artmak bir yana azalıyor. Kendi çıkardıkları kanunla tarıma ayrılan pay gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 1’inden aşağı olamaz dediler. Fakat bugün tarıma ayrılan pay 168 milyar lira, GSYH’nin binde ikisi. GSYH’den tarıma ayrılan payın oranı her yıl düşüyor.

Arpa, buğday, dane mısır ve yem bitkisi eken köylüler temel ve planlı üretim desteği adı altında dekara toplam 927 lira destek alacaklar ama ödemesi gelecek yıl yapılıyor.

Köylü ekerek, ilaç ve gübresini vererek, hasadını ederek masrafını yapacak ama desteğini bir yıl sonra para, pul olunca alıyor. Bu desteğin de neredeyse üçte birinden fazlasını, köylü traktörüne koyduğu mazot içinde ödediği ÖTV ve KDV ile yeniden devlete peşin olarak geri ödüyor. Vergi peşin, destek bir yıl sonra. Tam Şimşek ekonomisi.

AKP iktidarı köylüleri üretime küstürerek tarımdan koparıyor. Ülke tarımını yüz binlerce dekar arazide ucuz kredi, vergi muafiyeti vb. türlü desteklerle şirketlerin faaliyet alanı haline getirmek istiyor. Köylüleri de şirketlerin ucuz iş gücü olarak köleleştirmek istiyor.

Mehmet Şimşek’in anlattığı tarım masalının sonunda gökten üç elma değil, üç kağıt düşüyor. Biri artan faturaların kağıtları olarak masalı dinleyen halka. Diğeri yükselen borç senet kağıtları olarak, masalın içinde üreten ama para kazanamayan köylülere. Üçüncüsü de bol sıfırlı banka çekleri, yeşil dolarlar olarak, Bakan Şimşek’in her koşulda çıkarlarını koruduğu tarım ve gıda tekellerine. Dinledikçe uyuyoruz, uyudukça fakirleşip, soyuluyoruz.

Sedat Başkavak’ın yazısı