Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
İktidar, muhalefet belediyelerini halkın gözünden düşürmek için her gün yeni bir plan uygulamaya koyuyor. Yine bunlardan biri geçen ay Resmi Gazete’de yayımlandı. 9161 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla 14 yıldan fazla yürürlükte olan 15 Mart 2010 günlü Bakanlar Kurulu Kararı’nda (BKK) değişiklik yapılmış, belediye şirketlerinin borçlarının da belediyelerin merkezi yönetim bütçesi vergi paylarından, kaynağından kesinti yapılması suretiyle tahsil edilmesi uygulaması getirildi.
Sözü edilen yasa hükmünün yıllar sonra birdenbire uygulamaya sokulması anlamlı bulundu. Bu uygulama belediyeleri güç duruma düşürecek, belediye başkanlarını kendi bütçelerini bile yönetemez hale getirecek.
Böylesi bir ortamda belediye başkanlarının, belediyenin asli tüm mali iş/işlemlerini bir yana bırakması ve öncelikle şirket borçlarını takip etmeleri gerekecek. Belediyelerin yıllık bütçelerinde öngörülmüş faaliyetlerini ve yıllık performans programlarını gerçekleştirmesi olanaksız hale gelecek. Belediye başkanının görev ve yetkilerine fiilen el konuluyor.
Diğer yandan belediye şirketleri, belediye tüzel kişiliğinin dışında özel hukuk tüzel kişileridir. Şirketler; belediyelere doğrudan bağlı/organik bütünlük içinde olan kuruluşlardan değil. Şirketlerin vergi/SGK borçlarının süresinde ödenmesi konularında yetkili ve sorumlu organları bulunmuyor. Şirketler yerine borçların belediye üzerinden tahsili halinde şirket yetkililerinin görev/sorumlulukları belediye başkanı tarafından üstlenilmiş olacak.