Öncelikle kulüplerin hukuki statülerine bakmamız lazım. Toplam borçları 14 Milyar TL’ye ulaşmış kulüplerimiz 2020 yılında hala dernek şeklinde yönetilmektedir. Örneğin İngiltere’de, İtalya’da kısmen Fransa’da şirket sahipliği modeli vardır. Her ne kadar ülkemizde de Sportif A.Ş.’lerle finansal yapı yönetilmeye çalışılsa da o şirketlerin yönetimine de dernek genel kurullarında seçilen yönetimler hakim olmaktadır. Dolayısıyla, burada temel sorunun kulüplerimizin yönetilme modeli olduğu artık çok nettir.
Çözüm yönetim modelinin değişmesindedir. Kulüplerimizin sahiplerinin belli olmasıdır. Dernek mantığıyla bu bütçelerin yönetilmesi artık mümkün değildir. Kulüplerin sahipleri (hissedarları) olmalıdır ve kulüp sahibi tarafından yönetilmelidir. O zaman başarısızlık durumunda sorumlular da belli olacak, sonucuna da katlanacaktır. Avrupa’da örnekleri vardır ve başarı ortadadır.