Şahap Eraslan: Dijital kabilelerin dışlama gücü bazen açık bir emirden daha etkili oluyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yetişkin otoritesinin azalması, etkisizleşmesi çocukları mutlaka daha özgür, daha bağımsız ve daha güçlü kişilikler hâline getirdi mi? Bunun ciddi biçimde tartışılması gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü görünür otoriteler zayıflarken beğenilmenin, kabul görmenin ve tüketmenin baskısı güçlenebiliyor. Dijital kabilelerin dışlama gücü bazen açık bir emirden daha etkili oluyor.

İnsan kendisini özgür hissederken hangi bedene sahip olması, ne satın alması, nasıl görünmesi gerektiğine ilişkin beklentileri içselleştirebiliyor. Bir influencer’ın önerisini kaçırmamak, yeni bir uygulamayı ya da estetik işlemi hemen denemek, gruptan geri kalmamak bir zorunluluk gibi yaşanabiliyor.

“Algoritma” kelimesi bu düzeni teknik ve tarafsız gösteriyor. Oysa özellikle dikkatimizi ve tüketimimizi yönlendirmek üzere kurulan platformlarda algoritmalar, hangi içerikle karşılaşacağımızı ve neyin tekrar tekrar önümüze geleceğini belirliyor. Manipülasyon imkânı da burada doğuyor. Dijital dünya uzun süre bize kolaylık, ilerleme ve özgürlük vaatleriyle anlatıldı.

Şimdi bu vaatlerin yanında neleri kaybettiğimizi de tartışıyoruz: mahremiyeti, dikkati, ilişkide sorumluluk almayı ve kendi kanaatimizi oluşturmak için gereken zamanı. Belki de bugün sormamız gereken soru şu: Kime kulak verdiğimizi biliyor muyuz? Bir otoritenin sözünü dinlerken onu tartabiliyor, gerektiğinde ona karşı çıkabiliyor muyuz? Yoksa dışarıdan gelen sesleri kendi sesimiz sanmaya mı başladık…

Şahap Eraslan’ın yazısı