Ruşen Çakır: Türkiye, El Kaide için esas büyük lokmadır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bugün IŞİD Musul’da bayrak sallandırabiliyorsa bunun sorumluları Bağdat, Washington, Tahran ve Ankara ile Erbil’dir. Türkiye ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ayağına bakacak olursak: Suriye’deki iç savaşta Abdullah Öcalan (dolayısıyla PKK) çizgisindeki PYD öne çıkınca, Ankara ile Erbil koordineli bir şekilde onunla aralarına mesafe koydu ve bundan da doğal olarak en çok Nusra Cephesi ve IŞİD gibi aynı bölgede nüfuz mücadelesi veren radikal İslamcı yapılanmalar istifade etti.

Musul’un IŞİD’in denetimine geçmesi bunun ne kadar vahim bir stratejik hata olduğunu gözler önüne seriyor. Eğer Abdullah Öcalan’ın geçen yılki Newroz mesajında önerdiği gibi Ankara, bölgede Kürtlerle stratejik bir işbirliği yolunda adımlar atmış olsaydı IŞİD bu kadar palazlanmaz ve muhtemelen Musul’daki bu hamleye cesaret edemezdi.

Ankara’nın bundan sonra yapabileceği en vahim yanlış, Musul’daki durum nedeniyle sıkıntı yaşayan Bağdat ve Erbil ile dayanışmaya gitmeyip, onların zor durumlarından istifade etmeye kalkmak olur. Ankara, onca deneyin ardından, El Kaide’yi kullanmaya kalkanın yandığını idrak etmiş olmalı. Türkiye’nin önündeki en büyük risk, topraklarımızın El Kaide benzeri örgütler tarafından bir “cihad alanı” olarak görülmesidir. Dünyanın dört bir yanında, bu arada Irak ve Suriye’de çok sayıda Türkiye vatandaşının El Kaide saflarında gönüllü olarak savaştığı bilindiğinde bu tehlikenin altyapısının zaten hazır olduğu da anlaşılır. Nihayetinde Irak ve Suriye’nin yanında Türkiye El Kaide için esas büyük lokmadır.

Ruşen Çakır’ın yazısı