Fidan olayı, ülkede hukuki olmasa da fiilen “partili bir cumhurbaşkanı” tarafından yönetilen bir başkanlık sistemi olduğunu açık bir şekilde kanıtladı. Zira Erdoğan Saray’dan hem hükümeti, hem de partiyi (AKP) çok yakından kontrol ettiğini bu vesileyle bir kez daha göstermiş oldu.
Buna bağlı olarak, Başbakan Davutoğlu’nun bağımsızlık bir yana, özerkliğinin bile hayli sınırlı olduğu ortaya çıktı
Erdoğan ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ tutumu yerine, sorunu medya üzerinden dillendirdi. Bu da doğal olarak devlet yönetimindeki kırılganlığı açığa çıkardı. Bu duruma anlam veremeyenler ise yaşananları ‘danışıklı dövüş’ olarak nitelediler. Halbuki Erdoğan en iyi bildiği şeyi yapıyordu: Yine bir krizi kamuoyuna mal ederek istediği şekilde çözmeye çalışıyordu. Bunda başarılı da oldu.