AİHM, Kavala davasını üçüncü kere görüşüyor. 25 Mart’taki duruşmaya yol açan yeni başvuruda ise Osman Kavala hem ilk başvuruda ihlal kararlarına yol açan şikayetlerin devam ettiğini, hem de Sözleşme’nin ihlaline yol açan yeni konuları bulunduğunu ileri sürmekte. Duruşmada hükümeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Abdullah Aydın ile Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Ali Emrah Bozbayındır savundu.
Osman Kavala tarafında avukatları Prof. Philip Leach ve Prof. Başak Çalı konuştu. Leach, Kavala’nın özgürlük ve güvenlik hakkının sekiz yıldır keyfi bir biçimde ihlal edildiğini, hükümeti devirmeye teşebbüs ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarıyla ilgili olarak, bu suçların işlendiği konusunda “makul kuşku” uyandırmaya bile yeterli kanıt bulunmadığının AİHM kararlarıyla saptandığını, Kavala’ya atılan suçların kaynaklandığı olguların hep aynı kaldığını, fakat bunların sınıflandırılmasının değiştiğini, böylelikle hukukun arkasından dolanıldığını belirtti.
Türkiye bakımından, üçüncü AİHM kararı da uygulanmazsa, statükonun korunamayacağının, oyalama taktiklerinin sonuna gelindiğinin anlaşılması gerekir. Herkes biliyor ki, AİHM’in Kavala kararının uygulanmaması siyasal bir karar sonucudur. Bu kararı verenlerin, üçüncü kararın da uygulanmamasının getireceklerinin ve götüreceklerinin hesabını doğru yapacakları umut edilir.