2025 yılında da, üniversite kaynaklı gerici söylem ve eylemler devam etmiştir. Örneğin; Barış Bildirisi’ni imzalayan akademisyenler beraat etmiş olsalar da, bildiriyi imzaladığı için görevlerinden uzaklaştırılmış olan akademisyenlerin çoğu dokuz yıldır görevlerine dönemedi (11 Ocak)!
Akademik geçmişi şaibeli, hilafet yanlısı ve laiklik karşıtı bir kişi, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’ne, bölüm istemese de, atandı (24 Ocak)!
YÖK, üniversitelerden son 10 yılda ‘cinsiyet değiştirme talebi reddedilen, kabul edilen ve ameliyat olanların sayısını’ istedi (29 Haziran)!
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin, mezuniyet töreni programında ‘dua etme’ maddesine de yer verildi (30 Temmuz)!
Yıldız Teknik Üniversitesi’nin anaokulunda Kuran kursu açıldı (17 Ağustos)!
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, cuma günlerine ders koymadı (6 Ekim)! Cumhuriyetin temeli olan laik hukuk anlayışının geçerli olması için kurulan fakülte, bu kararıyla kendisine yabancılaştığını göstermiştir.
Bu arada üniversitelerin teknoparklarla sermayedarların hizmetine sunulması da giderek artmaktadır. Bu örnekler üniversitelerimizde gericiliğin, piyasacılığın ve keyfiliğin ne denli yaygınlaştığını ve de AKP iktidarda kaldıkça bu tür olayların artarak devam edeceğini göstermektedir.