Rasim Ozan Kütahyalı: Mavi Marmara kararı, paralel yargı işi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İsrail’in Jerusalem Post gazetesinin iki hafta önce Türkiye ve İsrail’in anlaşmak üzere olduğunu, hayatını kaybedenlerin ailelerine toplam 21 milyon dolar tazminat ödeneceğini öne sürdüğü bir dönemdeydik. Konuştuğum Dışişleri’ne yakın kaynak şöyle söyledi: “Eğer anlaşma sağlanırsa bu mahkeme kararının da hükmü kalmayacak. İmzalanacak anlaşmada bu süreçte alınacak mahkeme kararları ortadan kalkacak.”

Mahkeme kararını Al Monitor için değerlendirmesini istediğimde, kararın zamanlamasını tuhaf bulduğunu belirtti. Hükümet ve Cumhurbaşkanlığı kaynakları ağız birliği etmişçesine kararı tuhaf buluyor. Kararın şu konjonktürde çıkma sebeplerine gelince de aynı adresi işaret ediyorlar. Yargıda hâlâ çok etkin durumda olan Gülen hareketi Türkiye- İsrail normalleşme sürecini durdurmak için mi böyle bir kararı aldırttı? Konuştuğum içeriden kaynaklar bu soruya “Evet” diyor.

Türkiye’de devletin üst düzeyindeki herkes Emniyet ve Yargı başta, bürokraside Gülencilerin örgütlendiğini bilir. Gülen örgütü gizli şekilde ve sürekli varlığını inkâr ederek devlette önemli konumlara ulaşmıştır. AK Parti ile Gülenist polis ve yargı kadroları da TSK’yı kışlasına döndürmek için beraber hareket etmişlerdir. Asker siyasetten tasfiye edildikten sonra Gülenistler askeri vesayetin yerine geçmek istemişlerdir ve AKP ile Gülenistlerin koalisyonu bozulmuştur. Devamı yarına.

Rasim Ozan Kütahyalı’nın yazısı