Hukuk devleti suçluyu korumaz; aynı zamanda masumu da korur. Hukukun görevi, kişileri siyasi kimliklerine göre değil, somut fiillerine ve delillere göre değerlendirmektir. Bu ayrım, demokratik devletin en önemli güvencesidir.
Bir ülkede adli soruşturmaların özellikle muhalif siyasetçiler, eleştirel gazeteciler, akademisyenler veya kamuoyunda muhalif kimliğiyle tanınan sanatçılar üzerinde yoğunlaştığı yönünde yaygın bir kanaat oluşuyorsa, bu durum hukuk devleti açısından ciddiyetle ele alınması gereken bir güven sorunudur.
Burada tartışılan, belirli soruşturmaların haklı ya da haksız olduğu değildir.
Asıl mesele, hukukun hiçbir kişi veya toplumsal kesim üzerinde seçici biçimde uygulandığı izlenimini vermemesidir.
Çünkü hukuk yalnızca tarafsız olmakla yetinemez; tarafsız olduğuna toplumu da ikna edebilmelidir.
Sayın Kılıçdaroğlu oyuna talip olduğunuz seçmeni bu soruşturmaların tarafsız olduğuna ikna edebilir misiniz?