‘Proje okul’a dönüştürülen İstanbul’un köklü liselerinin eski müdürleri, uygulamayı ‘tuzak’ ve ‘ihanet’ diye niteledi.

Milli Eğitim Bakanlığı, 2014’ün mart ayında çıkarılan bir yasayla, aralarında İstanbul Erkek, Vefa, Kabataş Erkek, Kadıköy Anadolu, Cağaloğlu, Hüseyin Avni Sözen, Çankaya Fen, Ankara Atatürk, İzmir Cahit Kora ve Bornova Anadolu Lisesi’nin de olduğu Türkiye’nin en gözde 170 lisesini ‘proje okul’ ilan etmişti.
2015-2016 eğitim öğretim yılının sonunda liseliler, arka arkaya duruma tepki gösterdikleri bildiriler yayınlamıştı.
Son olarak, 71 öğretmeni başka okullara gönderilen Kadıköy Anadolu Lisesi’nin öğrencileri “Ruhumuz yok ediliyor” diyerek oturma eylemi yapmıştı.
‘Böyle giderse Türkiye kaybeder’
Cumhuriyet’ten Figen Atalay’ın haberine göre İstanbul Erkek Lisesi’nde 1979-1996 yılları arasında müdürlük yapan Mahir Yeğmen, “Bu okulu diğer okulların düzeyine getirmek için tuzak kurmak en büyük ihanettir. Bu okulun kendi statüsünde devam etmemesi halinde Türkiye kaybeder” diye konuştu.
Müdür yardımcılığı yaptığı dönemde Türkiye’nin iki kutba ayrıldığını belirten Yeğmen, “Bu okul, analitik düşünen insanların olduğu bir yerdir. Alman öğretmenlerin tümü eğitim ve öğretimde düşünmeyi, yargılamayı, sorgulamayı bilen bir gruptur. Bu okulda üniversite sıkıntısı hiçbir zaman olmadı. Üçüncü olmak onlar için başarısızlıktır” dedi.
İstanbul Erkek Lisesi’nin Türkiye’de aydın insanların yer aldığı bir okul olduğunu kaydeden Yeğmen, proje okullardan vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, gerekçelerini şöyle sıraları: “Bu okula giren öğrencilerde analitik düşünce, sorgulama, bilimsel düşünce her zaman ön plandadır. Kendi alanlarında en tepeye gelen insanlardır. Büyük bir aidiyet duygusu vardır. Bu okula giren öğrenci çok akıllıdır. Hem sağduyuları vardır hem ülke sevgileri vardır.”
‘Amacına uygun kullanılmıyor’
İstanbul Erkek ve Vefa liselerinde müdürlük, Pertevniyal Lisesi’nde Müdür başyardımcılığı yapan, Türk Eğitim Vakıfları Dayanışma Konseyi Liseleri Eğitim Derneği (TEVDAK) Genel Sekreteri Sakin Öner ise, proje okulun olumlu göründüğünü ama amacına uygun olmayan olumsuz şartlar içerdiğini söyledi.
‘Proje okul’ haline getirilen okulların Türkiye’nin seçkin okulları olduğunu hatırlatan Öner, “Gerek yönetici, gerekse öğretmen atamalarında somut kriterler getirilmediği için keyfi yönetici ve öğretmen seçimlerine müsait bir durumda. Bu okullara rastgele seçilmiş yönetici ve öğretmen ataması bu okulların hem akademik başarısını hem de üniversite yerleştirme oranlarını düşürecektir” diye konuştu.
Okulların ‘proje okul’ uygulamasıyla kurumsal kültürlerinin erozyona uğrayacağını belirten Öner, “Bu nedenle yapılması gereken öncelikle proje okullar yönetmeliğinin yeniden gözden geçirilerek amacına uygun haline getirilmesidir. Kurumsal hafıza yok olur” dedi.
‘Proje okula sevindik ama gelen öğretmenlerin kalitesini bilmiyoruz’
Pertevniyal Lisesi’nin eski müdürü Seyhan Cengiz ise, uygulamayla öğrencilerin bir aydan fazla bir süre eğitimden geri kaldığını belirterek şöyle konuştu: “Proje okul olduk diye sevindik mutlu olduk. Öğrencilerimiz için daha iyi olacak diye düşünmüştük. Bu okullarda öğrenciler proje, deney, gözlem yapacaklar. Ürettikleri bu projeleri uluslararası eğitim fuarlarında görücüye çıkaracaklardı. Eğitimde bir üst seviyeye gelinecekti. Ama öğretmenlerin nasıl atanacağı hiçbirimizin en küçük bir bilgisi yoktu. Proje okul olduk diye sevindik, mutlu olduk. Bunlar değerlendirilecek, artı bir puanla üniversiteye girecekler diye düşündüm ama böyle bir şey de yok. Atamalar eğitim yılı başladıktan sonra olmamalıydı. Giden öğretmenlerin kalitesini biliyoruz, gelenleri bilmiyoruz. Gelen de çok iyi olabilir.”